2026 yılının son çeyreğine girdiğimiz bugünlerde sektörü etkileyen gelişmeler göz önüne alındığında ülkemize ve özelinde bölgemize olan talebin farklılaşması ve olası risklerin bir süre daha devam edeceğini gösteriyor. Her ne kadar toplam gelen sayısında düşüşler yaşasak da seyahat hareketleri açısından önemli bir merkez olmayı sürdüren bölgemizin gündeminde bir süre daha bu sorunların olacağı görünüyor.

Özellikle Ortadoğu ve Rusya-Ukrayna arasında devam eden gerilimlerin hem petrol fiyatlarına olan etkisi hem de olası uçuş rotalarının değişmesi üzerinde yaratacağı etki diğer destinasyonlara karşı olan avantajlarımızı olumsuz olarak etkileyecektir.

Rusya’nın içinden geçtiği sorunlu döneme rağmen özellikle Antalya bölgesi için halen ana kaynak pazarımız olmaya devam etmesi, bu pazarda yaşanacak olası kırılmalarının etkisini hissettirmesi önümüzdeki dönemde muhtemel görünüyor.
Son birkaç yılın ana gündemi olan ülkemizin ana avantajlarından fiyat-kalite dengesinin giderek aleyhimize çalışması ve bu avantajı kaybetme riski önümüzdeki yıl kendini daha fazla hissettirecek. Bu özellikle Avrupa pazarında bizi İspanya, Yunanistan, Mısır, İtalya, Portekiz ve hatta uzak destinasyonlar karşısında güçsüz duruma düşürebilir. Yapılan araştırmalar uzun uçuş saatleri olmasına rağmen uzak destinasyonlara olan talebin her sene yukarı doğru ivme ile devam ettiğini gösteriyor.
Özellikle bu sene yaşanan petrol fiyatlarındaki artışın 2027 yılında paket ve uçak fiyatlarına yansıması bekleniyor. Bu uçuşların daha pahalı olacağı ve destinasyondaki günlük harcamalarında misafirler tarafından daha fazla sorgulanacağı anlamına geliyor. Bunu kaynak pazarlarımızda yaşanan ekonomik gelişmeleri de eklediğimizde 2027 yılının kişi başına harcama miktarının düştüğü bir yıl olmasını öngörmek yanlış olmaz.
Bundan sonraki dönemde belki misafir yine ülkemizi tercih edecektir ancak ödediğinin karşılığında aldığı hizmeti daha fazla sorgulayacaktır. Burada bu hizmeti sunan tüm paydaşlara önemli görevler düşmektedir.
Bölge olarak pusulamız ürün çeşitlendirme çabalarının yanında var olan değerlerimizi, sokaklarımızı, trafiğimizi, konaklama tesislerimizi, kaldırımlarımızı, ulaşımımızı… daha kabul edilebilir bir hale getirmek için kamu, yerel, özel tüm paydaşların 7/24 mesaisi ile çalışarak önümüzdeki yıla hazırlanmasıdır.
Dağınık bir görüntü sergileyen şehir, karmaşadan kurtulamamış bir trafik, güven telkin etmeyen konaklama ve yeme içme tesisler, görüntü kirliliği ve tehlike yaratan bitmemiş inşaatlar, artık hayatımızın bir parçası olan elektrik kesintileri, karanlık sokaklar… zaten rekabetin en üst düzeyde yaşandığı sektörde bizi daha zayıf düşürmektedir.