Alanya, bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Tropikal Meyve Festivali ile yine renkli günler yaşadı.
Festival, tertip ve düzen açısından belediyenin tecrübesini ortaya koyarken, içerik bakımından da her geçen yıl daha da zenginleşti.
Sergi alanları, yiyecek-içecek stantları, el işi tezgahları, yarışmalar ve müzik etkinlikleriyle festival adeta bir görsel şölen sundu.
Sezonun sonuna yaklaşırken, havanın da elverişli olmasıyla birlikte festival alanında yediden yetmişe, yerlisiyle yabancısıyla ziyaretçilerin eğlenmesi, gezmesi ve tropikal atmosferin tadını çıkarması Alanya’nın canlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Ancak bu yıl kulağımıza çalınan bir serzeniş vardı; Tropikal meyvelerin biraz pahalı oluşu. Festivalin ruhu tropikal ürünlere dayanıyorsa, bu ürünlerin herkesin erişebileceği fiyatlarla sunulması gerekir. Çünkü tropikal bir festivalin en büyük cazibesi, tropikal tatların herkes tarafından denenebilmesidir.
Elbette bu ürünlerin tedariki ve üretimi kolay değil, piyasa şartları maliyetleri yükseltebilir. Fakat festival boyunca fiyatların daha uygun tutulması hem sürümden kazanç sağlanmasına hem de halkın tropikal lezzetleri tatma şansına sahip olmasına vesile olurdu. Bu konu, gelecek festivaller için mutlaka düşünülmeli ve tartışılmalıdır.
Tropikal Meyve Festivali, Alanya’nın adını dünyaya duyurmaya aday bir bir marka haline geldi. Ancak bu markanın gücü, sadece renkli görüntülerle değil; halkın da tropikal tatları doyasıya yaşayabilmesiyle daha çok artacaktır.
Bu günlükte yazımıza ‘’Tropikalin tadı, Alanya’nın adıysa, bu tat herkesin damağında yer bulmalıdır.’’ diyerek noktayı koyalım
Kalın sağlıcakla…