Sağ olsunlar, “Hayrola neden yazmıyorsun, yazılarını özledik” diyenler de oldu, “yüzüme karşı” olmasa da, gıyabımda “İpbüker’in sesini kesmişler, artık yazı yazamayacak” diye yorum yapıp, sevinenlerde oldu, biliyorum…
Hakkımda yapılan her yoruma gerçekten “saygı” duyduğum için de “gülüp geçiyorum” o kadar…
“Köşe yazısı yazmama” konusundaki kısmetimiz bugüne kadarmış işte, bundan sonra hiç aksatmamaya özen göstererek, her gün bu köşede buluşacağız, son kararım bu…
Gelelim neden “uzun süre” ara verdiğime…
Seçimlerden sonra biraz “izlemede kalmak” istedim, hepsi bu…
Malumunuz, “yönetim anlayışı” anlamında Alanya’nın durumu hayli “karmaşık”…
Bir tarafta Antalya Büyükşehir Belediyesi, diğer tarafta da Alanya Belediyesi…
Yazının tam bu noktasında, “he iki taraf” dedim ama, “taraf” diye kestirip atmaya da gönlüm razı olmadı bir türlü…
Her iki belediyenin amacı da “Alanya’ya hizmet etmek” çünkü…
“Taraf” dersek yanlış olur gibime geliyor…
Bu “ince ayrıntıyı da” vurgulayıp, gerçekten “tarafsız” olduğumuzu da ifade ettikten sonra gelelim Alanya’da bugüne kadar neler olup bittiğine…
Turizmi, ticareti, sosyal yaşamı falanı filanı bir kenara bırakın…
Çıkın sokağa ve Alanya’da yaşayan insanlar adına, “Alanya’nın son zamanlarda yaşadığı en büyük sıkıntı nedir” diye sorun…
Alacağınız her on yanıttan en az sekizi, “elektrik ve su kesintileri” olacaktır, denemesi bedava…
“Şimdilik” kaydıyla, elektrik konusunu bir kenara bırakalım ve diğer “büyük sorun olan su meselesine” geçelim…
Alanya’nın su, kanalizasyon, arıtma gibi sorunlarının muhatabı, son yerel seçimlerden sonra ASAT, yani Antalya Büyükşehir Belediyesi oldu…
Bir diğer deyişle, seçimlerden önce bu işlere bakan ASKO’nun tüm yetkileri ASAT’a devroldu…
Peki sonra ne oldu?..
Anlatayım…
Misal, Alanya’nın pek çok bölgesinin “su ihtiyacını” karşılayan Cikcilli’deki su deposuna suyu basan motorun kablolarında sıkıntı yaşandı ve motor arızalandı…
Öğrenebildiğim kadarıyla, öyle “onarılmayacak boyutta çok büyük bir arıza” değil…
Ama “ne hikmetse çözülemedi” bir türlü…
“Ne hikmetse” dedim ya, tam burada bir cümle daha yumurtlayayım da kalanını siz hesap edin artık, her şeyi benden beklemeyin…
ASAT bünyesinde, “Alanya’nın ihtiyacı olan 2 Türk Lirası değerinde bir tornavida” alabilmek için bile ASAT’a “resmi yazı yazıp, onay almak” gerekiyormuş…
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya Koordinatörü ve yardımcısının “2 TL’lik bir tornavida almak için onay verme yetkisi” var mı, varsa bu yetkiyi kullanarak “resmi belgelere” imza atıyorlar mı bilmiyorum…
Ama, bu soruların yanıtı “evet” olacaksa, su motorunun ben diyeyim “üç-beş”, siz deyin “sekiz-on” metrelik kablosundan kaynaklanan sorun neden hala çözülemedi diye sorarım… Hatta ve hatta, günlerden beri Çıplaklı bölgesinden, Cikcilli su deposuna tankerlerle su taşındığını da “adım İbo gibi” biliyorum…
Bu nedenle şunu da sorarım, kimse kusura bakmasın…
“Sizin çözüm anlayışınız, dökme suyla değirmen döndürmek mi”…
Ve şöyle devam ederim…
Su motorundaki, “sekiz-on metrelik” kablodan kaynaklanan sorunu çözemeyip, Çıplaklı’dan Cikcilli’ye tankerle su taşımak nasıl bir çözüm üretme anlayışıdır”…
Bakın, yanlış anlaşılmasın sakın…
Bütün bunları Koordinatör Hüseyin Güney ve yardımcısına “fatura edip”, çözümsüzlüğün “tek suçlusu” olarak onları hedef göstermek niyetinde falan değilim…
Biliyorum ki, her ikisi de Alanya için “çırpınan” isimler…
Ama, ortada “yasadan kaynaklanan” öyle büyük bir “karmaşa” var ki, inanın bana onlar da ne yapacaklarını, sorunları nasıl çözeceklerini bilmiyor, bilemiyorlar…
Yetkileri, güçleri izin verdiği ölçüde, ellerinden geleni elbette yapmaya çalışıyorlar ama görüyorsunuz işte, ortaya “dökme suyla değirmen döndürmek” anlayışından başka bir “çözüm yolu” çıkmıyor…
Bu ara da “kabak” da Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in başında patlıyor…
Yasayı-masayı bilmeyen vatandaş, “Adem başkan neden sularımızı kesiyor, önceden böyle sorunlar yaşanmazdı” diyor…
Yasayı anlatınca da, “biz anlamayız, biz oyumuzu Adem Başkan’a verdik, gitsin hakkımızı arasın, suyumuzu kestirmesin” deyiveriyor, haklı olarak…
İşte Alanya’nın şu anda içinde bulunduğu fotoğraf bu maalesef…
Tam bir “karmaşa”…
Kimin eli, kimin şeyinde, cebinde belli değil…
Allah sonumuzu hayır etsin…
“Amin” diyin Müslümanlar…