Alaiyye sözcüğünün anlamı “Alaeddin’e ait yer, Alaeddin’in yeri” manasını taşımaktadır. Alanya bir Selçuklu sultanının adını verdiği tek yerdir. Sultan I. Alaeddin Keykubat Alanya’ya özel önem vermiş, devletin deniz güvenliği ve ticaretinin merkezi olarak Alanya’nın fethini görmüş, iki aylık bir kuşatmadan sonra barış yoluyla 1221 yılının Mart ayında fethetmişti. Kale beyi Kir Fard’a ve oğluna Akşehir dolaylarında tımarlar vermiş, kızı Honat Hatun’la da evlenmişti. Bu evlilikten, kendisinden sonra tahta çıkacak olan oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev doğmuştu. Kayınpederi ve kayınbiraderi Müslüman olmuş ve sonraki dönemlerde bir gaza esnasında şehit olmuşlardı. Eşi olan Hond Hatun da kendi saltanatı döneminde Müslüman olmamış, oğlu II. Gıyaseddin döneminde Müslüman olarak Mahperi adını alsa da Honad Hatun adıyla meşhur olmuştu. Başta Kayseri olmak üzere pek çok yerde hayır kurumları yaptırmasıyla ismini tarihe kazımıştır.
BİR SELÇUKLU SULTANININ ADININ VERİLDİĞİ TEK ŞEHİR: “ALAİYYE”
Alanya yaklaşık 20 bin yıllık bir tarihsel insan yaşamı geçmişiyle var olsa da Pamfilya, Kilikya, Korsanlar, Hitit, Persler, İskender, Selevkos, Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanoğulları, Alaiye Beyliği, Osmanlı Devleti, Türkiye Cumhuriyeti vb. gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapan ve pek çok medeniyetin de eser bıraktığı bir yer olagelmiştir. Akdeniz Havzası’nda içinde trafikli yaşamın olduğu tek Orta Çağ kalesi olan Alanya Kalesi’nin korsan, Roma, Bizans döneminden kalıntıları olsa da gerçek kimliğine Selçuklu fethinden sonra kavuşmuştur. Böylece Türk-İslam mülkü hâline dönüşmüştür. Feth edilen yer İç Kale ve kısmen Orta Kale denilen bölgedir. Şimdiki panoramaya ise fetih sonrası Türk imar faaliyetleri sonrası kavuşmuştur. Özellikle 404 dönüm bir arazi surlarla çevrilmiş ve içine saraylar, köşkler, sarnıçlar, ibadethaneler, askerî ve ticari mimari eserlerle donatılmıştır. Evliya Çelebi’nin ifadesine göre 11.100 adım olan sur uzunluğu 6,5 km’yi bulmaktadır. Diyarbakır surlarından sonra ayakta kalabilen en uzun kale surlarıdır. Denizler hâkimiyeti için önemli olan ve tek Selçuklu tersanemiz olan beş gözlü Alanya Tersanesi, dünyada örneği olmayan 360 derecelik seyir terasıyla Kızıl Kule, Tophane, Alaeddin Camii olarak yapılan ve 300 sene sonra bir yıldırım düşmesi sonucu yıkılan ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılıp Süleymaniye Camii adı verilen, yerli halk tarafından Kale Camii olarak bilinen cami, bedesten, arasta gibi ticarethaneler, askerî koğuşlarla donatılmıştır. Özellikle kale Horasan harcıyla, sert zemin üzerine, en yüksek yeri 14 metre, en alçak yeri 2 metre olmak üzere, 140 adet burç ve kuleden oluşmaktadır. 140 adet komutanının her birine bir kule düşecek şekilde yaptırtmıştı. Bazı kulelerin üzerinde hâlâ bu emirlerin isimleri yazmaktadır. Özellikle tersaneyi yaptırmakla deniz kuvvetleri komutanlığını da buraya taşımış, tophane, tersane ve Kızıl Kule ve kale kitabelerinde fiilî hâkimiyet ve gücünü tüm dünyaya haykırırcasına kazıtmıştır. Kale 6 senelik sürede, 6 büyük medeniyetin izini taşıyan, 6 farklı mimari yapısı olan, 6 km fazla uzunluğa sahip olan, 6 farklı bölümden oluşan, 6 büyük kapısı olan büyük bir şehir hâline getirmiş oldu. Adeta 6 Altın Özelliğe sahip bu masalsı şehre bir kimlik kazandırmış oldu. Sultan I. Alaeddin İç Kale’ye yaptırdığı sarayını da kış aylarında kullanmak suretiyle Alanya’yı Kışlık Başkent yapmış oldu. Yaz aylarında Konya, kış aylarında Alaiyye’den ülkesini yönetti. Alara Kalesi’ni de sulh yoluyla alan sultan, Alanya’nın dört bir yanına av köşkleri serpiştirdi. Demirtaş, Hasbahçe, Şekerhane, Sugözü vb. yerler hep bu av köşkleriyle doludur. 17 yıllık saltanatının her senesinde Alanya’da mutlaka yaşadı. Zaman zaman 8 aya çıkan bir sürede Alanya’da yaşadı. Bütün Selçuklu coğrafyasında Selçuklu sultanı adıyla anılan tek sultan bahçesi olan Hasbahçe Alanya’dır. Özellikle bugün Hasbahçe denilen mahallede oksijen tespiti yaptırtarak, eski Roma su kemerlerinin de olduğu bölgeye kendine has bahçesini kurdu. 57 dönümlük bu devasa bahçede su arkları, sarnıçlar, hamamlar, havuzlar ve ona yakın köşk yaptırdı. Burasını hem kendisi için hem de Selçuklu devlet yöneticileri için köşkler ve seçkinler sitesi hâline getirdi. En önemlisi Boyalı Köşk’tür. Av yapmayı çok seven sultanın bugünkü Kapanhanı yaylasında bir han yaptırdığı ve Toros kaplanı avladığı rivayetleri meşhurdur.
Türk ve dünya tarihinin en büyük hükümdarlarından olan Sultan I. Alaeddin Keykubat bizlere vatan yapılmış bir Alanya ve eserlerini bıraktı. Ruhu şad olsun