Sultan Alaaddin Keykubat’ın 1221’de fethiyle birlikte Bizans döneminde kalma Korekesium isminden arınıp Alaiye ismini alan Alanyamız, taşıdığı izler, köklerinden gelen mirası ve ayakta kalan yapıları ile tam bir Selçuklu kenti.
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından kentin fethedilmesinden sonra ismi sultanın ismine izafeten Alaiye olarak değiştirilme şerefine de sahip.
Gülevşen Cami ve diğer kalıntılar, Oba Medresesi, Hacıbaba Köşkü, Sedre Av Köşkü, Alarahan ve Şarapsa Han önemli Selçuklu eserlerinden. Birçok eser harabe vaziyette iken Gülevşen Camii, Oba Medresesi ve Sedre Av Köşkü Alanya Belediyesi tarafından ayağa kaldırıldı. Alarahan özel teşebbüste ve sağlam. Ancak Şarapsa Han, yıllarca eğlence kulübü gibi işletilen disko şekilli bir mekan olarak içimizi sızlatıyordu.

Şarapsa Han Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idaresinde. Kurum tarafından kiraya veriliyor. Son kiracısı, elindeki tarihin değerini çok iyi bildiğinden olsa gerek, yapıyı babasının çiftliği gibi görmüş, 30 milyon liraya devretmeye kalktı. Üstelik de bunu ilana çıkarak yapmaya kalktı. Neyse ki bu ilanı fark ederek 14 Mart 2025 tarihli Alanya Postası Gazetesi’nde şahsımın imzasıyla yayınladığımız “Vakıf’ta Ballı Kazanç” başlıklı manşeti ile konu ifşa oldu, Vakıflar Bölge ve Genel Müdürlüğü konuya el attı.
O gün yazdığım, manşetten yayınlanan haberin ardından Vakıflar Bölge Müdürü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden yetkililer aradı, haberimiz nedeniyle şahsıma ve gazetemize teşekkür ettiler.
Tabi ki işin peşini vakıflar ve biz bırakmadık. Gazeteci olarak biz ‘Vakıflar rantı yedirmedi” manşeti ile 15 Mart’ta fikri takibi sürdürdük. Devir ilanı siteden kaldırıldı ve Vakıflar fesih sürecini başlattı. Konuya karşı hassas yaklaşım sergileyen AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Şarani Tavlı’da süreci takip etti.
Fikri takibim sürdü ve 17 Kasım 2025 tarihinden “Nihayet tahliye ediliyor” manşetini attık. Aslında o günkü manşet haberinden bugünün şifresini verip tarihi yapının ‘gençlik merkezi’ olarak kullanılacağına dikkat çekmiştik.
Gelinen noktada ise Sayın Tavlı, “Burayı gençlerin hizmetine kazandırmak istiyorum” dediği sözü tuttu ve tahsisi yaptırdı. Yıllarca berduş yuvası gibi işletilen ve yanı şekilde işletilmek istenen 1236-1246 yılları arasında Sultan Alaaddin Keykubat'ın oğlu Selçuklu Sultanı olan II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından tarihi ipek yolu üzerinde inşa ettirilen dönemin en önemli konaklama ve ticaret merkezi olan bu kervansaray bugün geleceğin teminatı gençlerin hizmetine sunulacak. Bu karar ile ecdadın kemikleri artık sızlamayacak.
Ecdat yadigarına sahip çıkan, bu sonucun alınmasında emeği geçenlere teşekkürü bir borç biliyorum.