Bugün kafamızı neye çevirsek içinde bir iletişim, bir mesaj var. Farkında olsak da olmasak da hayatımızın tam göbeğinde duruyor bu durum. İnsan bazen geçmişi hatırlayınca aradaki farkı daha net görüyor.
Benim çocukluğumda ne cep telefonu vardı ne de tablet. Orta halli bir evde bilgisayar olması bile lükstü. Ama annemin çocukluğu ve gençliği bizimkinden de başkaydı.
Onların hayatında önce radyo vardı, sonra da tek kanallı televizyon. Yani bugün koca bir dünyayı cebimize sığdırıyoruz ya, o zamanlar her şey bir evin salonunda duran tek bir ekran ya da radyodan ibaretti. Ama buna rağmen etkisi büyüktü.
Annem mesela evde temizlik yaparken bazen şöyle söylenirdi:
“Ben köle Isaura mıyım?”
O zamanlar ne demek istediğini pek anlamazdım. Yıllar sonra fark ettim ki annemin diline yerleşen bu söz, bir zamanların çok izlenen dizisi Köle Isaura’dan kalmaymış. Birine kızdığı zaman da “Ceyar kılıklı” derdi. Meğer o da Dallas dizisindeki J. R. Ewing karakterinden geliyormuş.
Bir de annemin yaptığı kakaolu bir ıslak kek vardı. Adı Kunta Kinte idi. Çocuk aklımla bunun neden böyle söylendiğini hiç düşünmezdim. Sonradan öğrendim ki o isim de dünyada büyük yankı uyandıran Roots dizisindeki Kunta Kinte karakterinden geliyormuş.
Şimdi dönüp bakınca insan gerçekten şaşırıyor. Amerika’da çekilen bir dizi, Anadolu’da bir annenin diline giriyor ve yıllarca orada kalıyor. Hatta bazen fark etmeden günlük konuşmalarımızın bir parçası oluyor. O zamanlar tek kanal vardı; mecburen herkes aynı şeyi izler, aynı şeyleri konuşurdu.
Bugün ise durum bambaşka. Artık iletişim cebimizde. Sosyal medyada dolaşan bir video, çok kısa sürede milyonlarca insana ulaşabiliyor. Mesela bugünlerde bir müzisyen vatandaşımızın söylediği “Kâbe’de hacılar hu der Allah” ilahisi kısa sürede her yerde paylaşıldı.
Bir zamanlar diziler insanların diline yerleşiyordu, bugün ise etkileşim alan bir video aynı etkiyi oluşturabiliyor. Ve bu değişimin hızı karşısında, eskiler demleme çay gibi yıllarca tadını bırakırken, yeniler sallama çay misali çabuk tüketiliyor; görüntü aynı, lezzeti farklı oluyor.
Geçmişten bugüne bakarken kendimi çok hızlı giden bir arabada dışarıyı izler gibi hissediyorum; sizde de böyleyse merak etmeyin, yalnız değilsiniz.
Görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.