Krize nereden bakıyoruz?
Konuşulanlara, talep ve şikayetlere bakınca herkesin krize kendi cebinden baktığını görüyoruz.
İşletmeciler kendi derdini en büyük sanıyor.
Turizmci, emlak-inşaatçı, sanayici, tarım vs vs...
Temsilciler haklı.
Önce cep, sonra cepken.
Ortak dert ise yüksek maliyetler.
Girdi maliyetleri alabildiğine yüksek.
Dolayısıyla üretimden tüketime zincirleme üstüne koyarak devam ediyor.
Doğrudur, maliyetler yüksek.
Ama asıl yüksek olan faizleri konuşmuyoruz.
Paranın maliyeti daha yüksek.
İnsanlar bankaya bir koyup üç alabilir ama bir alıp 5-6 koyuyor.
İş insanları bankalara, faizlere çalışıyor.
Sadece banka faizi değil.
Vergi ve SGK borçları da aynı faiz oranıyla artıyor.
Kazanamadığımıza değil, yüksek faizle artan tüm borçların konuşulması lazım.
İşletmelerin mevcut faizlerle borçlarından ve hacizlerden kurtulması mümkün değil.
Günümüzde parası olan değil, borcu olmayan zengin sayılıyor.
Sektör ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri dikkatleri biraz daha bu tarafa çekmeliler.
Sadece küçük esnaf odası temsilcilerinin sesi yetmez.
Faizin düşürülmesi, borçların yapılandırılması şart.