Su hayattır ve gökten yağış olarak yeryüzüne iner. Doğadaki hidrolojik çevrimde, ekolojinin bozulması ile aşırı iklim olayları olmaktadır. Çoğunlukla günah keçisi olarak küresel ısınmaya, iklim değişikliğine yüklenilse de sebebi yine insanoğlunun doğaya müdahalesidir. Aşırı yağışlar veya kuraklık bir sonuçtur…
Yağışların toprakta gidecek yer bulamamasının dolayısıyla yağışın neredeyse tamamının akışa dönüşmesinin birinci nedeni betonlaşmadır. Tarım alanlarının, park bahçe veya ormanlık alanların azalıp, imara açılan alanların beton ve asfalta dönüşmesi esnasında suyun drenajının; yağmursuyu kanallarının ihmal edilmesi ya da yeterli olmaması şehir sellerine sebeptir.
Şehrin içinden geçen dereler, çaylar, nehirler bir doğal güzelliktir. Şehre nefes aldıran, havayı temizleyen, bir turizm alanıdır. Ancak dere ıslahlarının yani kesitlerinin düzenlenmesi ve temizliği şarttır. Ayrıca dere kenarlarında yapılaşmaya izin verilmemelidir. Taşkın modellemesi yapılan dere havzalarının kenarlarında nasıl bir mühendislik ile hangi mesafede yapıların yapılabileceği bellidir. Romalılar döneminde dahi sel olma sebebi bellidir, yeni keşfedilen bir durum yoktur. Su akar yatağını bulur. Suyun önünde engel olursa su gidecek yer bulamaz ise birikir ve sele neden olur.
Kamu idarelerinin ve yerel yönetimlerin asıl görevi vatandaşın güvenliğini sağlayacak tedbirleri almaktır. Deprem gibi sel gibi afetlerin zararlarını önleyecek çalışmaları yapmak öncelikle yerel yönetimlerin görevidir. Doğanın aşırı olayları milyonlarca yıldır devam etmektedir. Aşırı olaylar için insanoğlu gerekli önlemleri almaz ise afet olur. Afetin zararlarını azaltmak konusunda ise herkese düşen görevler vardır.
Kamu idareleri fay hatlarında, dere kenarlarında, uygun olmayan zeminlerde şehirleşmeye izin vermemelidir. Mevcut uygun olmayan yapılar kaldırılmalıdır.
Yerel idareler şehrin altyapısına öncelik vermeli, tali işler ile kaynakları israf etmemelidir.
Su ve kanalizasyon idareleri; mevcut altyapının sağlıklı işletilmesi konusunda, özellikle de meteorolojinin ikazları olduğunda teyakkuzda olmalıdır.
Şehir merkezlerinde toprakta kendisine yer bulamayıp akışa geçen yağmur sularının ızgaralar yardımıyla, yeraltındaki yağmur suyu kanallarına iletilmesi, kanallar yardımıyla alıcı ortama aktarılması için suyun önünde engelin olmaması gerekir. Bu noktada yağmursuyu ızgaralarının temiz olması şarttır. Asıl olan yağmur suyu kanallarının projelendirilmesinin doğru yapılmasıdır, sonra da periyodik temizliğidir. Yağış öncesi ise elzemdir.
Bize düşen ise bunları sorgulamaktır.
Muhabbetle…