Neredeyse bir Asırdır Alanya tarımına can verip bereketli topraklarının sulanmasını ve tarımın bugünlere kadar gelmesini sağlayan Dimçayı sulama suyu kanalı, son günlerde kendisini büyük bir vefa ve dayanışma örneği olan imece usulünde çalışmayla hem duyurdu, hem de ömrüne en azından bir yıl daha kattı.
Dimçayı sulama kanalında yaşanan bu imece çalışması, aslında Alanya’nın tarihsel ve kültürel hafızasında kökleri çok derinlere uzanan bir geleneğin yeniden hayat bulmasını sağlamıştır. Bu topraklarda imece, yalnızca bir üretim yöntemi değildi; aynı zamanda birleştirici bir yaşam biçimiydi. Bölgeyi oluşturan Biz Yörüklerin kültüründe çok sık rastladığımız ortak yayla göçleri, halkın birlikte sürdürdüğü harman işleri, ev yapımlarında komşuların yardımlaşması, birlikte düğün, mevlit, ve asker yemeklerinin hazırlanması, … Hepsi aynı ruhun parçalarıydı.
Bugün Kestel ve Mahmutlar’da halkın kendi elleriyle sulama kanalını temizleyip onarması, işte bu kadim mirasın yani Yörük kültürünün günümüzdeki yansımasıdır.
Ne var ki, bu tabloya biraz eleştirel bakmak da gerekir. Neredeyse bir asırdır Alanya’nın tarımsal üretiminin can damarı olan Dimçayı sulama kanalının yıllardır bakımsız bırakılması, kamu idaresinin en büyük ihmallerinden biridir. Kanalın idaresinden sorumlu kurum olan DSİ’nin kapatma kararı, çiftçiyi susuz bırakma tehlikesiyle karşı karşıya getirmiştir. Bürokratik masalarda sahayı görmeden alınan kararların karşılığı, üreticinin alın terinin heba olmasıdır. Halkın kendi imkanlarıyla çözdüğü sorun, aslında devletin yerine getirmesi gereken bir görevdir. Bu durum, ayrıca yerel yöneticilerin ve kurumların sorumluluklarını hatırlatmak açısından ibretliktir.
Öte yandan, bölge halkın gösterdiği azim ve cesaret övgüyü fazlasıyla hak etmektedir. Muhtarların öncülüğünde yapılan bu imece çalışması, yalnızca bir kanalın yeniden işler hale getirilmesi olarak görülmemelidir. Bu aynı zamanda toplumsal hafızanın yeniden canlanması açısından da çok faydalı olmuştur. Yörüklerin ortak yayla göçlerinde olduğu gibi, bugün de halk taşın altına elini koymuş, geleceğini birlikte koruma iradesi göstermiştir. Bu dayanışma, Alanya’nın bereketli topraklarını yeniden nefes aldırmış, üreticinin umudunu yeşertmiştir.
Umudu diri tutmak gerekir. Belki bir gün bu kanalda gondolları görürsek şaşırmayacağız; çünkü önemli olan hayal kurmak değil, cesaretle harekete geçmektir. Dimçayı sulama kanalında yaşanan imece usulü iyilik harekatı, Alanya’nın yerel hafızasında bir dönüm noktası olarak kalacaktır. Halkın iradesi, bürokrasinin ihmallerini aşarak kendi geleceğini korumuştur.
Bu haftalıkta yazımıza ’’Güzel bir vefa örneği olan bu İmece Usulü iyilik harekatı gelecekte Alanya’mızda yaşanacak birçok toplumsal olaya iyi bir örnek teşkil edip kentin ortak yaşam kültürü için de yol gösterici olacaktır’’ diyerek son noktamızı koyalım..
Kalın sağlıcakla…