Alanya’nın çevresinde yer alan Toros dağlarındaki yüksek yaylalarımız yaz aylarının gelmesiyle beraber serinlemenin yanı sıra Şenliklere ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Köy muhtarlıkları, Dernekler veya sponsorlar tarafından genelde imece usulü düzenlenen bu etkinlikler aynı zamanda birer buluşma ve eğlence mekânına dönüşen, kısmen de olsa bölge kültürü yansıtılmaya çalışılan organizasyonlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu organizasyon ve etkinliklerde Halk konserleri, sanatçıların sahne aldığı gösteriler, yöresel yarışmalar, çekilişler, pazar alanları ve yiyecek içecek stantlarıyla köylerin ve yaylaların sosyal hayatına renk katılmakta. Üstelik buralardan elde edilen bir kısım gelirin köyün ortak ihtiyaçlarına ayrılıyor olması, şenlikleri yalnızca eğlence etkinliği değil aynı zamanda dayanışma vesilesi haline getirmektedir.
Ne yazık ki bu şenlik ve etkinliklerde ‘’Tema eksikliği’’ gibi değinilmesi gereken küçük bir konu var. Eğlence, kaynaşma ve dayanışma elbette çok kıymetli; ancak her yıl belirlenen bir ana konu etrafında şekillenen etkinlikler, şenliklere daha derin bir anlam ve önem katacaktır.
Örneğin bir yıl şenlik bölgesine ait “Yerel Mutfak ve Gastronomi”, bir başka yıl “Tarihi ve Kültürel Miras” ya da “Doğa ve Çevre Bilinci” veyahut ‘’ Tarımsal Ürünler’’ ya da ‘’İpek Böcekciliği’’ gibi başlıklar seçilse, hem katılımcılar için farklı bir deneyim yaratılır, hem de kültürümüzün tanıtımına daha güçlü bir katkı sağlanır.
Temalı Şenlik ve etkinliklerin yapılması hem şenlikleri daha değerli kılıp hem de o bölgeye pozitif yönde katkılar çok daha fazla olacaktır.
Böylelikle Yerel değerler öne çıkacak, bölgenin mutfağı, tarihi ve kültürel mirası, doğası ve çevre bilinci temalarla daha görünür hale gelecek.
Hali hazırda Alanya’nın elinde bulunan turizm potansiyeli sayesinde yaylalara gelen turistlerin ve ziyaretçilerin sayısı artarak sadece eğlenmekle kalmayıp bölgenin kültürünü ve yapısını da daha iyi keşfedecek.
Dayanışma ve birlik bu sayede daha anlamlı ve daha değerli olup, Ortak bir tema etrafında birleşmek, yerlisiyle yabancısıyla halkın kaynaşmasını pekiştirecek.
Bu sayede toplumsal bilinç artıp, çevre, sağlık veya tarih gibi konular işlenerek topluma farkındalık kazandırılacak.
Yaylalarda düzenlenen şenlik ve etkinlikler, sadece saz, söz ve yiyecek-içecek stantlarıyla değil, anlamlı temalarla da halkın gönlünde daha fazla yer edebilir. Eğlenceyi kültürle, dayanışmayı bilinçle buluşturmak, Alanya’nın yaylalarını ve Toros Dağlarını birer kültür sahnesine dönüştürür. Böylece şenlikler, yazın neşesi olmanın ötesine geçerek geleceğe bırakılan, her yıl sabırsızlıkla beklenen bir kültürel miras haline dönüşür...
Bu günlükte yazımıza ‘’ El ele verirsek, Alanya Yaylalarında yükselen her türkü, geleceğe taşınan bir kültür mirasının sesi olur’’ diyerek son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla…