Alanya’da kimi zaman bir sorun yaşandığında vatandaşın ilk durağı belediye oluyor. Oysa her kurumun kendi görev alanı ve yetki sınırı var. Elektrik arızası için CK Enerji, su ve kanalizasyon için ASAT, akarsular ve dere yatakları için DSİ, ormanlık alanlar için Orman Müdürlüğü, ana yollar için Karayolları, ara yollar için Belediye, köy yolları için Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık için İlçe Tarım Müdürlüğü… Liste uzayıp gidiyor. Ancak çoğu zaman bu ayrımlar bilinmediği için şikâyetler yanlış mercilere yöneliyor, çözüm gecikiyor ve sorun çözümsüzlükle sonuçlanıyor.
Kurumların halkla ilişkilerini güçlendirmesi, görev tanımlarını daha anlaşılır biçimde halka aktarması şart. Vatandaş hangi kurumdan hangi hizmeti alacağını bilmeli. Aksi halde sosyal medyada hızla yayılan yanlış bilgiler hem kurumların itibarına hem de Alanya’nın imajına zarar veriyor. Önce sorumlu kurumla iletişime geçmek, bilgi almak ve ardından paylaşım yapmak hem doğru bilgilendirme sağlar hem de dezenformasyonun önüne geçer.
(Tam burada naçizane bir öneride sunmak isterim; Acaba tüm kurumların kendi bünyeleri haricinde icraat yetkisi olan kurumlara mahsus ortaklık halinde bir çağrı ve iletişim merkezi devreye alıp gelen çağrılar, istek, uyarı, talep ve dilekçeler sorumlu kurumlara ve birimlere iletilemez mi? Bu şekilde hem vatandaşın yükünü azaltıp hızlandırmak hem de kurumların sorumluluğu dışındaki taleplerin önüne geçilmiş olunmaz mı?)
Ne yazık ki bazı kesimler sorumluluk alanındaki karmaşayı fırsat bilerek, siyasi görüş farklılıkları nedeniyle en küçük aksaklıkta belediyeyi hedef gösterebiliyor. Oysa hizmetin gecikmesi bazen doğa şartlarından, bazen de başka bir kurumun alt yapıyı zamanında yapamamasından kaynaklanabiliyor. Keza buna aşırı yoğunlukta eklenince işin tuzu biberi oluyor. Örneğin Atatürk Caddesi’nde son 66 yılın en yoğun yağışları nedeniyle çalışmaların aksaması kaçınılmazdı. Bir kesim “neden yapıldı” derken, diğer kesim “neden yapılmadı” diye eleştirdi. Oysa o bölgede uzun yıllardır altyapıya dair kapsamlı bir çalışma yapılmamış sık sık elektrik ve su kesinti ve arızaları yaşanmaktaydı. Ayrıca zemin sathında yer alan beton parkelerin elden geçmesi elzemdi.
Kestel ve Mahmutlar’da yapılacak cadde çalışmaları öncesinde altyapı düzenlemeleri nedeniyle yollar sıkça şikayet konusu olmuştu. Şimdi belirli bir takvim dahilinde çalışmalar başlıyor. Ancak sosyal medyada daha başlamadan eleştiriler yükseldi: “Şimdi mi yapılır, neden kışın yapılmadı?” Oysa kışın merkezde, diğer zamanlarda çevrede çalışmalar yürütülür.
Bu tür zihniyetler için işler yapılsa da bir dert, yapılmasa da başka bir dert.
Unutmamak lazım, Alanya hepimizin nefes aldığı, doyduğu, geleceğini planladığı kadim bir şehir. Kurumların görevlerine saygı duymak, yetki ve sorumlulukları doğru bilmek, önyargılardan uzak durmak zorundayız. Herkes kendi işini yaparsa, herkesin işine saygı gösterilirse Alanya daha yaşanabilir, kargaşa ve stresten uzak işlerin daha iyi yürüdüğü bir şehir olur.
Bu haftalıkta yazımızı “Ağzı olanın değil, Alanya için iş yapanın konuştuğu bir Alanya olsun.” Diyerek noktalayalım.
Kalın Sağlıcakla…