Müziğin oluşumunda insan sesinin yanında çalgıların rolü şüphesiz çok büyüktür.
Yaşadığımız coğrafyada gerek sayı gerekse renk ve tür bakımından zengin bir özellik gösteren Türk halk çalgılarının sınıflandırılmalarında en önemli faktör yapısal farklardır. Bu sınıflandırma kendi içerisinde, kullanılan malzeme, çalınış biçimleri, topluluk içerisindeki işlevleri gibi özelliklerden kaynaklanmaktadır. Türk halk müziği çalgıları incelendiğinde, çok çeşitli ve renkli olduğunu görmek mümkündür. Bu çeşitlilik ve renklilik halk müziğimizin ses genişliği ve yayıldığı alanları, bunun yanında ezgilerdeki akışkanlığı göstermesi açısından önemlidir.
Türk halk çalgılarının geniş bir coğrafyaya yayılması, yöresel farklılıkları içeren icra zenginliğini beraberinde getirmesinin yanında çalgıların yapı ve tını özellikleri açısından da bir çeşitlilik oluşmasına neden olmuştur. Dört ana gruptan oluşan Türk halk çalgıları, orkestralanabilirlikleri de dikkate alınarak şu şekilde sınıflandırılabilir.
Tezeneli (Mızraplı) Çalgılar: Bağlama ailesinin en sık kullanılan üyelerinden Divan, Tambura bağlama, Cura, günümüzde son zamanlarda sıkça rastlanılan akustik bas bağlama ve Azerbaycan tarı.
Nefesli Çalgılar: Mey, kaval, sipsi, tulum, zurna ve yerine göre balaban. Mey ve kaval Türk halk çalgıları topluluklarının ana nefeslileri olarak en sık kullanılanlardır.
Yaylı Çalgılar: Kemane (kabak kemane), kemençe (Karadeniz), kopuz.
Vurmalı Çalgılar: Davul, koltuk davulu, darbuka, bendir, tef ( zilli veya zilsiz), tahta kaşık vb. çalgılar yer almaktadır. Ritim çalgılar içerisinde bendir ve koltuk davulu en sık ve genellikle eserin başından sonuna kadar kullanılan ritim çalgılardır.

Okut. Dr. KINIK Mehmet ,“Türk Halk Müziği Çalgı Topluluklarının Yapılanması Ve Bağlama” ,Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı: 30 Yıl: 2011/1 (211-234 s.) ,Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü