Türk Müziğinin ‘’Şarkı’’ formu Anadolu Selçuklu ve sonrasında Osmanlı Dönemi'nde kendini göstermeye başlamıştır. Farklılıkları yönüyle Şarkı formu; İslamiyet’ten önceki Türk müziği, İslamiyet’ten sonraki Türk Müziği ve Cumhuriyet'le başlayan Çağdaş Türk Müziği olarak dönemlere ayrılabilir. Özellikle son 200 yılına daha yakın tanık olduğumuz form, çağdaş nota ve ses sistemleriyle aktarılmaya devam etmektedir.
Bir çok nota ve ses sisteminin değişimi ile süregelen müziğimizin sistematik farklılıkları yalnızca Türk coğrafyasının tesirinde değil, Avrupa(Yunan Müzik Sistemi), Asya (Arap Yarımadası), Afrika (Mısır, Fas, Tunus) vb. coğrafyalardan da etkilenip şekillenmiştir.
Günümüzde Türkiye'de kullanılan ses sistemi Arel-Ezgi-Uzdilek sistemidir. (Sadettin Arel (1880-1955), Suphi Ezgi (1869-1962) ve S. Murat Uzdilek, (1891-1967))
Batı müziğinde kullanılan Tampere ses sistemi ile bizim sistemimizin başlıca farkı, bir tam ses arasındaki ses aralıklarının sayısıdır. Tampere sisteminde tam aralıkların ikiye bölünmesiyle bir sekizli (gam) içerisinde birbirinden eşit uzaklıkta on iki ses meydana gelirken Arel-Ezgi-Uzdilek sisteminde bir gam eşit uzaklıkta yirmi dört sesten meydana gelmektedir.
Makamsal zenginliklerimiz de bu ses sisteminin farklılığından dolayıdır.