Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu haftaki konumuz ego mu özgüven mi? Aradaki ince çizgi ve süreçleri…
Konu başlığını okuyan birçok kişinin zihninde uyanan ilk düşünce ego zaten özgüvenli olmak değil midir? Olacaktır. Dilimize yerleşmiş kullanım sürecinden kaynaklı zihnimize kodlanan bir durum ego ile özgüvenin birbirini destekleyen şeyler olduğuna inanmamız. Ego, en basit haliyle kişinin “benlik” algısıdır; yani “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz içsel cevaptır. Düşüncelerimiz, duygularımız, değerlerimiz ve kendimizi nasıl gördüğümüz egonun bir parçasıdır. Özgüven ise kişinin kendi değerini bilmesi, kendine inanması ve “Ben yapabilirim” duygusunu içten hissetmesidir. Yani sadece kendini iyi hissetmek değil, aynı zamanda kendi güçlü ve zayıf yönlerini kabul ederek hareket edebilmek demektir. Görüldüğü üzere tanımlara bakıldığında birbirine çok yakın gibi görülen fakat çok ince bir çizgi ile ayrılan iki tanım olduğu dikkat çekmektedir.
Ego → Kişinin kendini nasıl gördüğü ve çoğu zaman kendini korumak için geliştirdiği “benlik savunmasıdır.”
Özgüven → Kişinin kendi değerini bilmesi ve kendine güvenmesidir.
Ego ile özgüven arasındaki en önemli fark yukarıda da açıkladığım üzere değerlendirme şeklindeki gerçeklik kısmıdır. Ego söz konusu olduğunda kişinin dış etkenlerden çok kendini içerde yüceltmesi, savunması daha eleştiriye kapalı bir süreç olduğu dikkat çekmektedir. Özgüvene bakıldığında, özgüven çok daha bilinçli ve ayakları yere sağlam basan bir süreci kapsar. Eleştiriler daha objektif ve gerçekçidir. Günümüzde ego maalesef artık birini tanımlarken negatif bir anlam taşımaya başladı. Egolu olmanın olumsuz bir karakter veya kişilik özelliği olduğu düşünülmeye başlandı. Bu durumu insanların kendilerini toplum içinde güçlü hissetme, var olma, kabul görme gibi süreçlerde etkin olma talebi oluşturdu.
Oysaki en değerli şeyin kendi içimizdeki bize ulaşmak olduğu gerçeğine odaklanmak olduğunu görmemiz gerekiyor. İçi boş bir egonun kimseye faydası olmaz. Her şeyiyle kendine ve hayatına odaklanmış birinin egosu da özgüveni de öyle sade öyle içi dolu gelecek ki hem kendine hem etrafındaki insanlara. İnce bir çizgide olan bu iki kavramın insan hayatında da ince bir çizgisi olduğunu unutmayalım, yaşantımıza anlam katanın ne olacağına karar vermek ve kim olduğumuzu yansıtmak bize dolu bir ego ve özgüven kazandıracaktır.