Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu haftaki konumuz z kuşağının kimlik karmaşası.

Günümüzde gençlerin en temel psikolojik süreçlerinden biri, Kimlik Gelişimi olarak tanımlanır. Birçok kurama göre farklılık gösterse de kuramcıların çoğu ergenlik ve hemen akabindeki genç yetişkinlik sürecinin kişinin kendini bulmaya çalıştığı ben kimim sorusuna cevap aradığı bir yer olarak tanımlar. Ancak bu sorunun cevabı daha önceki dönemlere oranla çok daha komplike bir şekilde soruluyor: dijital dünyada bu süreç nasıl işliyor?

Sosyal medya platformları, gençlere kendilerini ifade etme alanı sunarken aynı zamanda sürekli bir karşılaştırma ortamı da yaratıyor. Bu durum bize fayda zarar dengesindeki süreci çok daha iyi yansıtıyor. Kendini ifade etme olanağını dijital ortam sayesinde çok daha fazla bulan gençlerde bu işin faydası kendilerini gösterecekleri bir ortam elde etmeleri zararı ise birçoğu filtrelenmiş yaşamları yansıtması.

Bu noktada gençler arasında giderek yaygınlaşan bir diğer kavram da Imposter Sendromu. Kişi, elde ettiği başarıları içselleştirmekte zorlanır ve kendini “yeterince iyi değilmiş” gibi hisseder. Özellikle sürekli başarı, görünürlük ve “mükemmel hayat” baskısı altında bu duygu daha da pekişebilir. Bu süreç bireyin gerçek kimliği ile dijital kimliği arasında farka sebep oldukça kişinin bilişsel sürecinde sıkıntılar ortaya çıkabilmektedir.

Gençler kurdukları online ortamda sergilediği ve olmak istediği benlik ile günlük hayattaki deneyimi arasında bir uyumsuzluk hissettiğinde, bu durum stres ve kaygıyı artırabilir. İşte tam da bu nokta da bireyin psikolojik dayanıklılığı çok önemli oluyor. Dayanıklılık her şeyi katlanmak olarak algılansa da aslında ne kadar uyumlanabildiğimiz ne kadar esnek davranabildiğimiz gibi süreçleri de kapsar. Buda kişinin kendini yeniden şekillendirmesine yardımcı olur.

Bugünün gençleri, önceki nesillere göre daha fazla seçenekle ama aynı zamanda daha fazla belirsizlikle karşı karşıya. Bu nedenle kimlik oluşturmak artık tek bir doğruya ulaşmak değil; farklı olasılıkları deneyimleyerek kendine ait olanı seçebilme süreci haline gelmiş durumda.

Sonuç olarak, gençler için en kritik beceri belki de şu:

Başkalarının kim olduğunu izlemek yerine, kendi kim olduğunu keşfetmeye alan tanımak.