Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta sizler ile mutluluk üzerine konuşmak istiyorum.
İnsan doğası gereği bir arayış içindedir yaşamı boyunca.Hayatın çok büyük bir kısmında bizi biz yapanın ne olduğunu bulmaya çalışırız. İyi olma halini de bir mutluluk ilkesine dayandırırız her zaman. Bir insan eğer mutluysa iyidir diğer tüm ruh halleri bir kenarda bekler.
Oysa işin aslı hiçte öyle değil ne yazık ki. Bizler hayatımız ile ilgili seçimlerimizi kendimiz belirleriz. Belki farklı faktörler,sebepler nedenler bizi etki altında bırakabilir ama günün sonunda o durumu nihayete kavuşturacak olan bizleriz.
Tam da bu nokta da duygularımızın da seçimi ve kararı bize ait desem!Birçok insandan aldığım geri dönüşlerde hocam ben mutlu olmak istiyorum ama karşımdaki insanlar, olaylar izin vermiyor cevapları gelir. Peki hiç düşündünüz mü onlara o anlamı yükleyen kimdi? İnsanın yaşadığı duyguları birine atfetmesi o durumun katlanabilirliğini arttıran bir durumdur.
Bu sebepledir ki kişiler yaşadıkları her duyguyu bireysel değil sosyal bir mesele olarak görür. Şimdi bu noktadan baktığımız da mutluluk bir seçim mi?Cevap tabiki evet. İnsan olarak yaşadığımız olaylara durumlara kişilere yüklediğimiz anlamı verdiğimiz değeri ve bakış açımızı değiştirebilirsek mutluluğu bir seçim olarak yaşayabiliriz. Bazen elbette anlık gelen size, kalbinize,hayatınıza dokunan olaylar süprizler yaşabilirsiniz.
Seçim yapmanıza gerek kalmadan gelen doğal mutluluklar ile.Fakat genel akışta bu süreci anlamdıran siz olacaksınız.
Hayatın her ne kadar kendine has bir akışı olsa da;sürekli planlarımızın dışında olayları yaşamak zorunda kalsakta günün sonunda yaşayacağımız her duygu seçimlerimizden ibaret olacaktır. Şu detayda çok önemli her duygu çok değerli ve anlamlı burada anlatmak istediğimiz seçilerimizin bizi mutlu veya mutsuz edebileceği.
Şimdi bu pencereden yeniden bakmaya ne dersiniz…