Yıllardır bu köşede hayatın ciddi yüzünü, günlük hayatı, karmaşık sosyal meseleleri aralıyorum. Yetişkinlik dünyamızın ağırlığı altında ezilirken, kalemim bazen yorgun düştü. Sürekli yaptığım araştırmalar doğru bilgileri, doğru kaynaklardan öğrenerek sizlere aktarmaya çalıştığım ciddi çaba ve zaman harcadığım dönemler oldu.
Kalemimi yeniden elime alıp bambaşka bir maceraya atıldım. Artık mürekkebimle yalnızca yetişkinlere değil, çocuklarımızın da yüreğine dokunacak onların saf ve temiz dünyalarını değerlerimizle örtüştürecek ruhlarını besleyecek sıcacık hikayeler kurdum.
KÜÇÜKLERİN BÜYÜK YOLCULUĞU…
Bir çocuk kitabı yazmak inanın bana, bir köşe yazısı yazmaya benzemiyor. Köşe yazarı eleştirir, sorgular yargılar, akıl yürütür ama çocuk kitapları yazarken sadece hisseder. O sayfaları doldururken sanki ilk kez yazı yazan bir acemiye ait gibiydi hislerim. Her bir kelime, doğa sevgisi, mücadele ruhu ,sorumluluk ve israf bilinci tohumunu ektiğim bir bahçeydi. Dört farklı öyküyü kaleme alırken, yetişkin dünyamızda ‘küçük detay diye geçiştirdiğimiz şeylerin aslında hayatımızın temel taşları olduğunu bir kez daha anladım. Bir yanda doğanın sesini dinlemeyi öğreten o masum merak, diğer yanda pes etmemenin gücünü gösteren minik adımlar…
Bir hikaye de bir pirinç tanesinin kıymetini anlattım bir diğerinde tırtılın serüvenini…
Bu kitabı sadece çocuklar okusun diye yazmadım. Kitabımın ismi küçüklerin büyük yolculuğu ve fakat aynı zamanda büyüklerin de küçüklüğüne yolculuğu diye nitelendiriyorum ben bunu. Öncelikle kendi içimizdeki çocuğa seslenmeliymişiz. Babamın devasa kütüphanesi ve kitapları arasında geçti çocukluğum. Hayran olduğum babamın kitapları, ansiklopedileri her daim ilgimi çekmişti. Ondandır kitap okuma ve yazmaya düşkünlüğüm.
Bir köşe yazarı olarak ‘bu kitabı okumalısınız demenin sıradanlığından kaçınmak isterim fakat çocuklarınızla birlikte geçireceğiniz keyifli vakitlerinize eşlik etmesini nacizane istirham ederim.
Gazetenin bu köşesinde yükselen sesimin bu hafta çocuklarımız için ayrılmış olmasının onurunu ve heyecanını yaşarken iyiliğe iyiliklere ve sevgiye duyulan ihtiyacı yinelemek isterim.
Kalın sağlıcakla…