Aslında ülke turizmi Pandemi sonrası 1-2 sene yalancı baharını yaşadı. Pandemi dönemi boyunca seyahat edemeyen kitlenin tatil açlığının giderildiği bir dönemi yaşadık. Sonrası hayatın gerçek akışı tekrar başladı ve söylemlerimiz kaldığı yerden devam ediyor.
Ne olacak turizmcinin hali…
Her şeyden önce 90’lı yıllar ve 2000’li yılların ilk on hatta on beş yılında yaşadığımız ve hep öyle gidecek hissine kapıldığımız dönem bir daha geri gelir mi bilmem…
Sanmıyorum…
Aslında büyümenin de bir sınırı vardır. Belki de ülke, bölge belli bir sınıra ulaştı. Kaynak pazarlarımız her ne kadar çeşitlide olsa onlarında kapasitelerini zorlamasına rağmen bundan fazlası zor görünüyor. Bundan sonra belli oranlarda artış ya da eksilme normal sayılabilir.
Bu dalgalanmaların birçok sebebi olabilir ancak seyahat edenlerin eğilimlerinin de değişmesinin ve kendi ülkelerinde yaşanan ekonomik daralmanın da bu dalgalanmaya etkisi olduğunu unutmamak gerekir.
Ayrıca genel olarak bakıldığında ülkemizin ana hedef kitlesi orta gelirli seyahat edenlerdir. Doğru fiyatlandırma stratejileri bu gelir gruplarında her zaman olumlu karşılık bulur.
Bu dönemde başka bir gerçekle daha yüz yüze geldik.
Her ne kadar tüm enerjimizi versek dahi Alanya’nın da içinde olduğu kıyı destinasyonlarımız tüm yıl bölgeyi besleyecek turizm hareketlenmesine pek uygun hale getirilemiyor.
Belki de burada unutmamız gereken ülkemiz ana ürünü deniz-kum-güneş olan bir tatil ülkesidir ve diğer ürünler pozitif katkı sunarak turizm ekonomisine katkı sunmaktadır.
Temel yapılması gereken ve odak noktamız sunduğumuz bu üç ana ürünün misafire sunulabilir düzeyde olması için tüm kaynaklarımızı kullanmaktır.
Yabancı personel sayısının artması, sektöre gönül veren bir bir kuşağın yerini bırakmakta zorlandığı yeni kuşağın sektörde Türk misafirperverliği kavramına uzak kalması bundan sonraki on yıllarda yaşama ihtimalimiz olan sorunların üst sıralarında yer almaktadır.
Son on yıllarda gündemimizde önemli yer kaplayan sürdürülebilir turizm anlayışının aslında gelen misafirin dayatması ile değil kendimiz için gerekli olduğu gerçeğini tüm paydaşlara iyi anlatmamız gerekiyor.
Hep dile getirmişizdir
Gelişmişlik düzeyi sokakların nasıl göründüğü ile doğu orantılıdır.
Turizmde gelişmenin de ana anahtarı sokaktan başlar…