Kırılgan bir sektör olan seyahat sektörü inişli çıkışlı bir grafik çizse de tüm dünya genelinde baktığımızda artarak devam ediyor. Bu yıllar içesinde belki seyahat sebepleri veya seyahat edilen bölgeler değişiyor ama tatil amaçlı seyahatler bu sebeplerin başında gelmeye devam ediyor.
Bu arada gerek savaş gerekse iç sorunlar nedeniyle seyahat pazarında ciddi yer tutan ülkelerin tekrar eski günlerine dönmeye çalıştıklarını görüyoruz.
Özellikle ulaşım sektöründeki gelişmeler hem seyahat sektörünün büyümesine hem de yeni bölgelerin bu yarışın içersinde olmasına katkı sunduğunu görüyoruz. Buda rekabetin artmasına sebep oluyor ve uyguladığınız fiyat politikalarını ve misafir geri dönüşlerini daha önemli hale getiriyor.
Özellikle iletişim imkanlarının geliştiği sosyal medyanın kullanımının arttığı bu dönemde turizm bölgeleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz haberler o bölgeye olan talebi direk etkiliyor.
Ülke ve bölge olarak 2025 yılının hareketli günlerini geride bırakmaya başladığımız bugünlerde zor başlayan yılın özellikle eylül ve ekim performansıyla önümüzdeki yıla temkinlide olsa daha iyimser bakmamızı sağladığını görüyoruz.
Her ne kadar karlılık sorunlarının devam ettiği kur-maliyet dengesinin sağlanamadığı bir yılı yaşarken Nisan Mayıs aylarındaki karamsarlığımızı kırmayı başardık.
2025-26 kış satışlarının devam ettiği ve 2026 yaz döneminin hazırlıklarının bittiği ve kısmen de satışlarının başladığı bu dönemde görünen rekabetin çıtasının biraz daha yükseleceği yönünde.
2026 ve sonrasında daha aktif halen gelen rakip ülkelerin durumlarına baktığımızda rekabetin ana konusunun yalnız fiyat olmayacağını sunduğumuz ürünlerinde kalitesinin artması yönünde çalışmalarımızın olması gerektiğini görüyoruz.
Bu sahillerimizin ve denizimizin temizliğinden konaklama tesislerimizin güncellenmesinden, daha güvenilir alışveriş imkanlarına, şehir içindeki toplu ulaşımdan, yeme içme sektörünün verdiği hizmetin kabul edilebilir olmasına kadar bir çok alanı ilgilendirmektedir.
Burada sağladığı katma değer ve sektörün üzerindeki vergi yükü düşünüldüğünde makul finans imkanlarına daha kolay ulaşılacak ortamı hazırlayacak devlet yönetimine önemli görevler düşmektedir.
Bir Turizmcinin sözleri ile “Devlet memnun vergisini alıyor, sektör istihdam yaratıyor, Misafir memnun uygun fiyatlara tatilini yapıyor ama işletmeci gelinen nokta itibarı ile sıkıntılar yaşıyor.”
Artık rakiplerimiz yalnız Akdeniz çanağındaki ülkelerle sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Ürün çeşitlendirmesi her zaman önemli.
Önümüzdeki yıl ve sonraki yıllar artan rakip sayısı yüzünden yine kolay olmayacak.
Bölgemizi ve ülkemizi seyahat sektöründe bu sert rekabete hazır hale getirmek için var olan sorunlarla ilgili hızlı ve sonuç odaklı adımlar atılması önemli.