“Böyle çirkin zamanlarda tek gerçek protesto, güzelliktir.”
Phil Ochs

Taş atmanın yeni bir yöntemi var. Delikanlılığın da… klavyeler hayatı kolaylaştırdığı kadar, zindana da çevirebiliyor. Milyonlarca farklı düşüncenin sıklıkla savaşa dönüştüğü yerdir sosyal mecra. İyi şeyler olmuyor değil, bazen adalete bile yardımcı oluyor ama ne yazık ki, kötülük ve cahillik her yerde…

Başarılı birinin görünüşü, gösterdiği çabadan çok konuşuldu. Yapay güzelliğe öyle alıştı ki herkes, standartlara uymayanın vay haline. Onu zorbalayacak olanların da pek günümüz standartlarında olduğu da söylenemez ya, neyse!

Aslında hepimiz, zaman zaman zorbalığa uğruyoruz. En çok da sosyal medyada. Bazen umursayıp yanıt verdiğimiz oluyor ama önemsememek öylelerine en güzel cezadır. Bu insanlar muhtemelen okul çağından buna aşinadır. Çünkü ne yazık ki, zorbalığın en acıtanı okullarda yaşanır. O nedenle öğretmenler sadece harflerden, öğretmekten sorumlu değil bir de hesap vardır. Matematiksel ve insani.

Tüm bunlarla nasıl mücadele edeceğiz sorusuna gelince; her aile küçük bir devlettir. Çiçek bahçesi için herkes bir tohum dikse dünya cennet olur zaten. Yok, bana ne dersek de günün birinde mutlaka payımıza kötülük düşecek.

Okulda çocuklarımızı, yaşamda kendimizi ve sosyal ağda sinirlerimizi korumamız gerekiyor.

Sevgili gençler, güzellik de tıpkı bir kütüphane kurmaya benzer. İçimizde güneşten bir parça yoksa, üslubumuz çirkinse dünyanın en güzel görünüşüne de sahip olsak boştur. Etkisi yoktur. Doğal ışığı korumanın tek yolu iyi insan olmak. Sevgiyle kalın.