Turizmde yüksek sezonun üçte biri geldi geçiyor. 
Ortalık yangın yeri. 
Alınan sözde tedbirler, verilen teşvikler hikaye. Uçaklara yakıt desteği vermeyi bırakın, yurt dışından bedava uçak kaldırsanız, 500 bin turist getirene değil 500 turist getirene teşvik verseniz, devlet kendi kiracısı turistik tesislerde kira indirimi, erteleme değil hiç kira almasa da sonuç değişmez, değişmeyecek.
Bir kere bu sektörün bir bakanı yok.
Adı, makamı var ancak faydası yok. 
Turizm işletmecileri, esnafı, çiftçisi imdat diye bağırıyor, ülkenin Turizm Bakanı daha turizm bölgelerine hiç gitmedi, Antalya'ya da yeni geliyor.
Turizm Bakanı eski Milli Eğitim Bakanı zaten.
Turizmden ne kadar anlar, bilir siz düşünün.
Turizm Bakanlığı nedense her dönem birisine bir makam olsun diye dolduruldu.
Kim ne derse desin, Atilla Koç'tan sonra Turizm Bakanı gelmedi, geldiyse ben görmedim.
Şuan Turizm Bakanı'nın makamı Ankara'da değil, Alanya, Antalya, Kemer, Bodrum, Fethiye, Kuşadası'nda olmalı.
Bakanın bir ayağı turizm bölgelerinde, bir ayağı yurt dışında olmalı.
Turizm Bakanı Ankara'da, belediye başkanlarımız yurtdışında tanıtım pazarlama gezilerinde.
Turizm Bakanlığı'nı sırayla turizm bölgelerinde ki belediye başkanlarına versinler daha faydalı olur.
Kimse kusura bakmasın ama buradan anlaşılan, hükümet turizme bu kadar önem veriyor. 
Yerelde belediye ve oda dernek başkanları birşeyler yapmak için çabalıyorlar.
Yerelde alınan önlemler esnafın dişinin kovuğuna yetmez.
Bu kriz devlet eliyle hafifletilir.
Nasıl ki doğuda terör mağdurlarına devlet her türlü desteği veriyor, Alanya, Antalya gibi turizm bölgelerinin hepsi terör mağduru ve devlet desteği verilmeli.
Terör saldırılarından dolayı turizm bu hale geldiğine göre terör mağduruyuz.
Faizsiz ve 2-3 yıl sonra ödemeli kredi desteğinden tutun, SSK, Bağ-Kur pirim ve vergi borçlarının ötelenmesi, faizlerin silinmesi, varsa hacizlerin kaldırılmasına kadar her türlü destek verilmeli, kolaylık sağlanmalı.
Verilecek destek büyük küçük ve her türlü esnafı, işletmeciyi kapsamalı.
Sadece turizm sektörü değil.
İnşaat ve tarımda bitmiş durumda.
Yerleşik yabancılar ellerindeki evleri yarı parasına satıp kaçan kaçana.
Müteahhitler, emlakçılar ellerindeki mülkleri bu şartlarda satıp çarkı çevirmeleri mümkün değil.
Çiftçi ürettiğini satamıyor, iç tüketim tamamen durmuş durumda.
Yani turizm bölgelerinde elle tutulur bir sektör yok.
Kalıcı ve köklü bir çözüm için de ülkede huzur ortamı yeniden sağlanmalı.