Gazeteci Fatih Altaylı, 25 Ağustos 2026 tarihinde kaleme aldığı yazısında “Bu kadar para nerede saklandı” diye sormuş.
Altaylı şöyle diyor “Antalya’nın tutuklu büyükşehir belediye başkanı Muhittin Böcek, daha önce yapmadım dediği ne varsa şimdi yaptım diyor.
CHP’li yöneticilere, Ekrem İmamoğlu’na on milyonlarca dolar para verdiğini, aday olabilmek için 15 milyon Euro’yu İmamoğlu’na rüşvet olarak aktardığını söylüyor. Bunu da Havala sistemi üzerinden yaptığını iddia ediyor.
Herkes de haklı olarak “Bir adam belediye başkan adayı olabilmek için niye 15 milyon Euro rüşvet verir, demek ki belediye başkanlığında daha fazlasını çalmayı umuyordu” diye eleştiriyor.
Ancak bana göre çok daha önemli bir soruyu kimse sormuyor!
“Böcek sen bu parayı nereden buldun?”
Nereden kazandın manasında sormuyorum bu soruyu.”
Gazeteci Deniz Zeyrek de bir programında şöyle demişti: "Şuna şu kadar para verdim, buna bu kadar para verdim...
Adam bol keseden dağıtıyor.
Arkadaş, 2 milyar lirayı sen nereden aldın ya? Kim kaybetmiş ki sen bulacaksın? Bir de böyle dağıtıyorsun.
Gerçekten inanılmaz bir şey.
Altı üstü bir belediye başkan adaylığı. 2 milyar liran varsa başka işler yap. Ne elde edeceksin ki belediye başkanlığından 2 milyar lira dağıtıyorsun? 2 milyar lira paran olsa belediye başkanlığıyla uğraşır mısın ya? Akıl var, mantık var."
Fatih Altaylı ve Deniz Zeyrek’in sorularına Muhittin Böcek ya da sözcülerinin vereceği cevabı beklerken, “Muhittin Böcek sessizliğini bozdu” başlığı ile yayınlanan haberleri okudum.
Muhittin Böcek, “Aşık olduğum şehrimin tamamına hizmet etmeyi görev bildim, oy verenin de vermeyenin de başkanı oldum. Hayatım boyunca hesabını veremeyeceğim hiçbir yanlışa adım atmadım. Bugün burada bulunmam, 32 yıldır savunduğum değerleri asla değiştirmeyecektir" diyordu.
Sonuna kadar okudum ve gördüm ki, merak edilen soruların hiç birine cevap vermemiş.
“Elbette yeniden buluşacağız. Üstelik daha sağlıklı, daha kararlı, azimle, gururla yüreğimizdeki umutla, adalete, hep birlikte özgürlük için Torosların yanık sevda türküleriyle coşacağız, kucaklaşacağız. Adalete olan inancımdan asla vazgeçmeyeceğim. Torosların rüzgarı, özgürlüğün ve adaletin sesi olarak esmeye devam edecek" diye bitirmiş mektubunu.
Sayın Böcek hakkında yöneltilen sorulara cevap vermek yerine güzelleme yaparak “Dikkate almıyorum” mu? dedi, “Verecek cevabım yok” mu? dedi, anlaması zor.
Ancak şu bir gerçek ki; gazeteci olarak konuya yakından bakıldığında dikkat çeken hususlar, yanıtlanması gereken başka sorular da var. Mesela;
Muhittin Böcek, kendi ifadesiyle dolmuş şoförlüğünden siyasete sıçramış. 5 yıl Anavatan Partisi ilçe başkanlığı sonrası hep belediye başkanlığı yapmış.
O zaman nasıl bir zenginlik hikayesi var ki, iddia ettiği şekilde Ekrem İmamoğlu’na 15 milyon Euro vermiş?
Muhittin Böcek bir kamu kurumu yöneticisi olduğuna göre her yıl mal beyanında bulunmuş mu, bu kadar zenginliğin izi var mı? Mesela, yıllar itibariyle ne kadar vergi ödedi?
Milletvekili adayı ya da belediye meclisi üyesi adayı olmak için kendisinden destek isteyen oldu mu? Olduysa bu kişilerden maddi manevi bedel talep etti mi?
Sohbetine şahit olduğum bir çok seçmen bu konularda büyük bir merak içerisinde.
Unutmadan birde Muhittin Böcek’in siyasal pozisyonlarından nemalananlar var mı? Onları da başka bir yazıya bırakalım.