Amerika Birleşik Devletleri'nin yetkili resmî kurumları tarafından 7 Ocak 2026 tarihinde 2025–2030 Amerikan Beslenme Rehberi yayınlandı. ABD’nin beslenme politikasını yeniden şekillendiren bu belge bugüne kadar dünyaya yayılmış bulunan batı tarzı beslenme kültüründe köklü değişimler hedefliyor. Her ne kadar bazı konularda aşırılıklar içerse de bu rehberde önerilen birçok değişim daha önce tarafımızca dile getirilmişti. Dünyanın beslenme biçimine etki edebilecek bu beslenme politikası rehberini birkaç bölümde ele almayı düşünüyorum. İlk olarak işlenmiş gıdalara ait rehberdeki yeni yaklaşımı paylaşmak istiyorum.

İşlenmiş, çeşitli kalıcı etkiler oluşturabilecek yüksek ısı ve benzeri etkenlere maruz kalmış, katkı maddeleri ve çeşitli kimyasal içerikler bulunabilen gıdalar çağımızın en önemli hastalık kaynakları arasındadır. Neredeyse en doğal gıdaları bile işleyerek çeşitli ilave özellikler kazandırıp ambalajlama çabası işlenmiş gıdadan uzak bir beslenmeyi çok zor hale getirmiştir. Oysa yeni beslenme rehberinin ana mesajı doğal gıdaya dönüşü içeriyor. Rehberi yazan otoriteler beslenmenin merkezine işlenmiş ürünler yerine doğal ve besin değeri yüksek gıdaların alınmasını istiyorlar. Bizim yıllardır tekrarlayarak dile getirdiğimiz işlenmiş gıda tehlikesi rehberde çok açık bir biçimde ifade ediliyor. Obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları ve kanserler başta olmak üzere birçok hastalıkla çok yakın ilişkisi olan işlenmiş gıdalar nihayet kara listeye alınmış oldu.

Rehberin en önemli önerisi gerçek gıdaların yani gıdaların işlenmemiş olan doğal hallerinin tüketilmesinin önerilmesidir. Uzun yıllardır kara listelerde yer alan hayvansal yağlar ve benzeri diyet içerikleri yeterli miktarda alınırsa faydalıdır denilerek öneriliyor. Böylelikle dünyanın sağlıklı gıda algısını tamamen değiştirecek bu rehber ezber bozuyor. Rehberde protein kaynakları, tam yağlı süt ürünleri, sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar öncelikli besin grupları olarak öne çıkıyor. Yüksek derecede işlenmiş gıdalar, ilave şekerler ve rafine karbonhidratların tüketiminin azaltılması öneriliyor.

Birçoğunu yıllardır söylediğimiz bu gerçeklerin yazılı bir gıda politika rehberi olarak dünyaya sunulması önemli bir itiraf ve faydalı bir gelişmedir. Bu rehberin aşırıya kaçan, abartılı olan ve yanlış bilimsel sonuçlara yol açabilecek yönlerini açıklamaya devam edeceğim. Doğal, dengeli ve sağlıklı beslenmeniz dileklerimle, rehberin devamını konuşmak üzere…