Ramazan’ın manevi ikliminden süzülüp gelen o eşsiz huzur kapımızı çaldı ve nihayet bayram geldi. Bayram; bir arada olmanın, paylaşmanın ve "biz" olmanın en güzel halidir. Ancak bu yıl bayramı kutlarken, heybemizde Ramazan’dan kalan en değerli mirası, yani "sağlıklı yaşam disiplinimizi" de yanımızda taşımalıyız.
Bayram, sadece takvimdeki bir işaret değil; sosyal ve psikolojik sağlığımız için muazzam bir terapidir. Küslüklerin unutulduğu, gariplerin sevindirildiği, büyüklerin hayır duasının alındığı o sofralar, toplumun en güçlü harcıdır. "Bereket büyüklerle beraberdir" düsturuyla yapılan ziyaretler, sadece gönül almakla kalmaz, modern insanın en büyük sorunu olan "yalnızlık" ve "aidiyetsizlik" hislerine de şifa olur.
Bir ay boyunca adeta bir beslenme eğitimi aldık. İki öğün beslendik, ara atıştırmalıkların esiri olmaktan kurtulduk ve suyun kıymetini anladık. En önemlisi; yemek saatlerimizi disipline ederek bedenimizi dinlendirdik. Şimdi önümüzde kritik bir soru var: Bu kazanımları bayram sabahı bir kenara mı iteceğiz?
Bayramı bir "yeme şenliğine" değil, bir "huzur şölenine" dönüştürmek elimizde. Ramazan’da öğrendiğimiz o kıymetli alışkanlıkları; yani acıkmadan yememeyi, tıka basa doymadan kalkmayı ve israftan kaçınmayı tüm yıla yaymak için bayram aslında en büyük imtihanımızdır.
Ziyaretlerdeki o güzel geleneklerimize gölge düşürmeyelim. Misafirperverliğimizi porsiyonların büyüklüğüyle değil, ikramın sağlık yönünden kalitesiyle gösterelim. Özellikle şunlara dikkat:
- Doğalın Peşinden Gidin: Şerbetli ağır tatlılar yerine, ev yapımı hafif sütlü tatlıları veya zeytinyağlı sarmaları tercih edin.
- Kimyasal Tuzaklara Dikkat: Gıda boyalı şekerlemeler, yapay tatlandırıcılar ve asitli içecekler; özellikle çocuklarımızda hiperaktivite, öğrenme güçlüğü ve alerji gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Onlara şeker değil, "sağlık" ikram edelim.
- Hareket Bereket Getirir: İftardan sonra yaptığımız o yürüyüşleri bayramda da sürdürelim. Akraba ziyaretlerine giderken mümkünse mesafeleri yürüyerek aşalım.
Özellikle diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlığı olan okurlarımızın bu süreçte çok daha temkinli olması gerekiyor. Unutmayın; sağlığımız bize bir emanettir ve bu emaneti korumak, bayramın manasına en uygun davranıştır.
Gönüllerin alındığı, gariplerin hatırlandığı, sofraların israf değil bereketle dolduğu, sağlıklı ve huzurlu bir bayram diliyorum.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun.