Alanya’nın en bilinen simgelerinden biri olan Kleopatra Plajı ve çevresi, yıllardır hem yerli halkın hem de turistlerin gözünde ayrı bir değer taşır. Ancak bu bölgenin kalbinde yer alan DEMAŞ alanıçok değerli olmasına rağmen, zamanla cazibesini yitirmiş, aqua park ve ticari bölümleri beklenen canlılığı yeterince sağlayamamıştır.
Oysa ki burası yalnızca bir ticari alan olarak değil; kültür merkezi, müze, Damlataş Mağarası ve kaleye çıkan yolun yanı başında, tarihle günümüzün iç içe geçtiği bir noktadır. Böylesine özel bir konumun atılkalması, Alanya’nın ne marka değerini yansıtmakta nede bölgeye yakışmaktadır. Durum böyle olunca değişim doğal bir hal almıştır.
Mevcut belediyenin seçim vaatleri arasında DEMAŞ’ın yenilenip modernize edilmesi de bulunuyor. Bu, yalnızca bir yenileme projesi olmayıp, aynı zamanda Alanya’nın geleceğine yapılacak bir yatırım olarak görülmelidir. Çünkü buraya yapılacak her şey, çakılacak her çivi şehrin kimliğini güçlendirmeli, görselliğiyle çevreyi rahatsız etmeyecek ama heybetiyle belleklere kazınacak bir imaj yaratmalıdır. Ticarethanelerle doldurulmuş sıradan bir yapı değil; kültürle harmanlanmış, Alanya’nın tarihsel mirasını yansıtan ve şehirle özleşmiş bir eser olmalıdır.
Dünyada konumlandığı şehirlerle özdeşleşip simge halini alan birçok örneği de mevcuttur. İşte bu türsimge yapılara örnek gösterilmek gerekirse; Berlin Kapısı-Berlin, Paris-Eyfel Kulesi, Big Ben Saat kulesi -Londra, İsa Heykeli – Rio de Janerio, Özgürlük Heykeli – New York, Sydney Opera Binası- Avusturalya, Burç Halife, Dubai, La Sagrada Familia, Barselona, Haydar Aliyev Merkezi, Bakü, Lotus Tapınağı, Yeni Delhi vb… iyi birer örnek olarak gösterilebilir.
Alanya, Selçuklu döneminde kışlık başkent olarak önemli bir rol üstlenmiş, bu nedenle Selçuklu izlerini taşımaktadır. Bu mirasın günümüze taşınması, şehrin kimliğini daha da pekiştirecektir. DEMAŞ alanında devasa bir çift başlı Selçuklu kartalının yükselmesi, yalnızca bir mimari tercih değil, aynı zamanda bir kültürel sembol olacaktır. Kartal, Selçuklu’nun kudretini ve Alanya’nın tarihsel köklerini hatırlatırken, modern bir yorumla şehrin marka değerine katkı sağlayacaktır.
Alanya’nın geleceği, geçmişiyle uyumlu bir şekilde inşa edilmelidir. DEMAŞ alanı, doğru bir vizyonla yeniden hayat bulduğunda, Kleopatra Plajı ve çevresindeki kültürel zenginliklerle bütünleşerek şehrin en önemli cazibe merkezlerinden biri haline gelebilir. Bu yalnızca bir yapı değil, Alanya’nın kimliğini ve vizyonunu yansıtan bir sembol olacaktır.
İşte bu nedenle, DEMAŞ’ın dönüşümü sıradan bir proje değil, Alanya’nın geleceğini şekillendirecek bir fırsattır. Şehrin belleğinde yer edecek, kültürle yoğrulmuş ve görkemiyle hafızalara kazınacak bir eser, Alanya’nın hak ettiği değeri yeniden ortaya koyacaktır.
Bugünde yazımıza ‘’Alanya’nın geleceğine el ele ve ortak akılla yön verelim.’’ diyerek son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla….