Alanya’nın turizmdeki ve hizmet sektöründeki gücü yalnızca denizinden, güneşinden ya da tarihi güzelliklerinden gelmiyor; asıl güç, insanın yüzündeki tebessümden doğuyor. Fakat bu tebessüm, kimi zaman yorgunlukla, kimi zaman umutsuzlukla gölgelenebiliyor.
Hizmet sektörü olarak nitelendirdiğimiz bir çoğu turizmle bağlantılı işletmeler olan Alanya’da bolca bulunan otellerde, restoranlarda, kafelerde çalışanlar aslında Alanya’nın vitrinidir.
Ne yazık ki bu vitrinde bazen az da olsa rastladığımız solgun yüzler, isteksiz tavırlar ve kırgın bakışlar misafirin hafızasına kazınabiliyor.
Tabi ki bu sorunun kaynağı ne kadar bireyselmiş gibide görünse sistemseldir.
Uzun mesailer, düşük ücretler, dinlenmeye fırsat bırakmayan yoğun tempoda çalışmalar…
Çalışanı yoran bu düzen, aslında Alanya’nın geleceğini de yormaktadır.
Yorgun ve değersiz hisseden bir insandan güler yüz beklemek nafiledir.
İşletmelerin ve yöneticilerin sorumluluğu burada başlar: Çalışanına insani koşullar sunmayan, emeğinin karşılığını vermeyen, eğitimle desteklemeyen işletmeler, aslında kendi markasını zedelemektedir.
Ancak yalnızca yorgunluk değil, bazı çalışanların aşırılıkları da turizme yada çalıştıkları işletmelere de zarar veriyor.
Ters cevaplar, eğitimsizlikten kaynaklanan kaba davranışlar, hatta zaman zaman ahlak dışı tutumlar…
Bunlar bir misafirin, bir turistin gözünde yalnızca kişisel bir kusur değil, hem işletmenin , hem de Alanya’nın imajına vurulan darbedir.
Bir misafirin ikinci kez Alanya’yı tercih edip etmeyeceğini belirleyen faktör, çoğu zaman gördüğü manzaradan çok karşılaştığı insani tavırdır. Bir yanlış davranış, bir kırıcı söz, bir küçümseyici bakış, şehrin referansına eksi değer olarak yazılacaktır.
Turistin aklında bazen gördüğü kale manzarası kadar, kendisine gösterilen ilgi de kalıyor. Bazen bir çay kahve ikramındaki samimiyet, bir alışverişteki samimiyet ve içtenlik, bir otel çalışanının yorgun ama içten gülümsemesi, bir taksi şoförünün tatlı sohbeti… İşte bunlar, işletmelerin ve şehrin geleceğini belirleyen ince ayrıntılardır. Büyük yatırımların gölgesinde kaybolan bu insani detaylar, aslında Alanya’nın en güçlü sermayesidir. Fakat bu sermaye, eğitimsizlik ve disiplinsizlikle heba edilirse, işletmelerin referansları da zayıflar.
Bugün bir müşteri yada turistin sosyal medyada paylaştığı olumsuz bir deneyim, yarın yüzlerce kişinin Alanya’yı tercih etmemesine yol açabilir.
Alanya’nın geleceği, yalnızca yeni tesisler inşa etmekle değil, insanına ve çalışanına değer vermekle şekillenir. Çünkü turizmin kapısını tesisler açar, ama o kapıdan içeri davet eden insandır. Eğer o insanın yüzünde tebessüm yoksa, Alanya’nın geleceği de gölgelenir. Bir tebessüm bazen sadece kuru bir tebessüm değildir; Alanya’nın itibarına atılmış en değerli imza olabilmektedir.
Unutmayalım; Alanya’nın yüzü ne kadar gülerse, geleceği de o kadar aydınlık olur. Ama yüzü asık, tavrı kaba, eğitimsiz ve disiplinsiz çalışanların gölgesi, bu şehrin turizm geleceğini karartır. İşletmelerin ve yöneticilerin bu gerçeği görmesi, yalnızca bugünü değil, yarını da kurtaracaktır.
Yazımızı bitirmeden özellikle belirtelim; işini uzmanca yapıp hem işletmesine hem de Alanya’mızın imajına katkı yapan güler yüzleri es geçmeyelim. İyi ki onlardan çok sayıda var…
Bu günlükte yazımıza “Alanya, gülen güneşi kadar güler yüzlü hizmet eden insanlarıyla anılsın.” diyerek son noktamızı koyalım
Kalın sağlıcakla…