Alanya-Gazipaşa Havalimanı, yıllar süren mücadelelerin ardından açıldığında, bölge halkı için yalnızca bir ulaşım noktasının çok ötesinde; aynı zamanda psikolojik bir rahatlama, bir sahiplik duygusu olmuştu.
Küçük ve butik yapısıyla Antalya Havalimanı’nın neredeyse yarım yüzyıl gerisinde olsa da, pistin uzatılmasıyla birlikte büyük gövdeli uçaklara kapılarını açması, Alanya’nın gökyüzüne ve hava ulaşımına daha güçlü bağlanmasını sağladı.
Ancak sorunlar açılmasıyla bitmedi. uçuş hatlarının iptali, yetersiz seferler, dar terminal alanı, sınırlı otopark ve park pozisyonları, vs…
Alanya-Gazipaşa Havalimanı, bölge turizmi için hayati bir ihtiyaç olmasına rağmen hâlâ köhneleşmiş bir yapı ve yönetim anlayışının gölgesinde kalıyor. Antalya Havalimanı ile kıyaslandığında, Gazipaşa’nın eksikleri yalnızca fiziki değil; vizyon eksikliği de dikkat çekiyor.
Oysa turizmde rekabet artık yalnızca devasa tesisler, deniz ve güneşle değil, erişilebilirlikle ölçülüyor.
Bir turistin veya misafirin Alanya’ya kolayca ulaşabilmesi, şehrin cazibesini katlıyor. Bugün Antalya’ya inen bir turistin Alanya’ya ulaşması saatler sürerken, Gazipaşa Havalimanı bu süreyi yarıya hatta üçte bir zamana indiriyor. Ama uçuş iptalleri ve sınırlı hatlar yüzünden bu avantaj çoğu zaman boşa gidiyor.
Aslında herkesin diline pelesenk olmuş çözüm yolları aşağı yukarı belli:
Terminal yenilenmeli, kapasite artırılmalı.
İkinci bir pist inşa edilmeli.
Yeni uçuş hatları açılmalı, mevcut hatlar korunmalı.
Yönetim anlayışı bölgesel ihtiyaçlara göre yeniden şekillenmeli.
Yerel halk ve turizm sektörü, talebini güçlü şekilde ortaya koymalı. Çünkü arz edenin niyeti, talep edenin sayesinde görünür.
Alanya’nın ve bölgemizin geleceği için Gazipaşa Havalimanı yalnızca bir pist yada terminal olarak görülmemelidir. Burası şehrin dünyaya açılan en hızlı kapısı olarak değerlendirilmelidir. Eğer bu kapı dar kalırsa, Alanya’nın turizmdeki iddiası da daralır. Göç yolda düzelir derler; ama yolun açık olduğunu göstermek, yöneticilerin ve karar vericilerin görevidir.
Alanya’nın gökyüzüne açılan bu kapısı, artık butik bir liman tarzından çıkarılıp bölgenin turizm vizyonunu taşıyan daha işlevsel güçlü bir merkez konumunda olmalıdır. Çünkü bu havaalanı Alanya ve Gazipaşa’nın geleceğine atılmış en stratejik imzadır. Bu imzanın kaderini belirlemek için daha çok çaba sarf edilmelidir.
Bu günlükte yazımıza "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" atasözünde olduğu gibi "Alanya için elleri olanları görelim" diyerek son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla…