Alanya, turizmde yalnızca otel, restoran ve barlarla sınırlı bir şehir değildir. Her sokakta, her dükkânda, her hizmet noktasında turizmin izini görmek mümkündür. Bu geniş yelpaze, şehrin cazibesini artırırken aynı zamanda ciddi bir insan kaynağı sorununu da beraberinde getiriyor. Her yıl daha da büyüyen kalifiye eleman eksikliği, birçok işletmeyi yabancı işçi çalıştırmaya yöneltiyor. Eskiden yalnızca turizm rehberliği ve animasyon gibi alanlarda gördüğümüz yabancı çalışanlar, artık spa ve hamam sektörünün temel taşı haline gelmiş durumda.
Klasik Türk hamamlarının yerini, son yıllarda sauna, buhar odası, tuz mağarası, jakuzi ve havuz gibi modern donanımlara sahip spa merkezleri aldı. Bu dönüşüm, Alanya’da hızla yayılarak lüks ve nezih işletmelerin doğmasına zemin hazırladı. Bu merkezlerde görev alan personelin büyük çoğunluğunu ise Türkiye’de yeterince bulunamayan nitelikli kalifiye elaman sıkıntısı nedeniyle işini titizlikle yapan yabancı uyruklu çalışanlardan oluşturuyor. Özellikle Endonezya, Tayland ve Kırgızistan’dan gelen emekçiler, sektördeki kalite çıtasını yukarı taşıyor.
Geleneksel Türk hamamı kültürü, günümüzde “spa” ve “terapi merkezi” gibi isimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni kimlik, hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çekerken, hizmet veren personelin niteliğini de ön plana çıkarıyor. Ancak bu merkezlerde çalışan yabancı işçiler için süreç hiç de kolay değil.
Farklı kültürlerden gelen bu insanlar; hem çalışma prosedürlerine uyum sağlamak hem de sosyal hayatta kabul görmek için büyük bir çaba sarf ediyorlar. Çoğu, eşini ve ailesini geride bırakıp, eğitim ve kurslardan geçerek ajanslar aracılığıyla ülkemize geliyor. Alın terinin son damlasına kadar çalışan bu bireyler, örnek bir disiplin ve özveriyle görevlerini yerine getiriyorlar.
Özellikle Endonezyalı çalışanlar, spa ve terapi hizmetlerinde gösterdikleri performansla adeta sektörün yıldızı haline gelmiş durumdalar. Hijyen, nezaket, teknik bilgi ve müşteri memnuniyeti açısından sundukları hizmet, birçok yerli çalışana göre daha yüksek standartlarda. Kazandıkları parayı sonuna kadar hak eden bu insanlar, hem işletmelere hem de Alanya’nın turizm imajına ciddi katkı sunuyorlar.
Bu emekçilerin en büyük sorunlarından birisi çalışma izinlerinin çeşitli sebeplerden dolayı yenilenmemesi veya ret gelmesi nedeniyle kaçak duruma düşmeleri. Ayrıca kendi kültürlerine uygun yiyecek-içecek bulmakta da ciddi zorluklar yaşamaları diyebiliriz. Bu noktada hem yerel yönetimlerin hem de sektör temsilcilerinin daha duyarlı olması ve basit ama yerinde çözümler üretmesi gerekiyor.
Alanya’nın çok kültürlü yapısı, yabancı çalışanlar için büyük bir avantaj sağlamakta. İç bölgelerde yaşanabilecek kültürel çatışmalar burada neredeyse hiç görülmüyor. Hatta birçok yabancı çalışan, zamanla Türk toplumuna öyle bir uyum sağlıyor ki, evlenip burada yeni bir hayat kuruyorlar.
Bu yazımızın amacı, spa ve hamam sektörünün turizmdeki yükselen değerini vurgulamak ve birçok kesimce küçümsenen bu alanda çalışan Uzakdoğulu emekçilerin, özellikle Endonezyalıların, takdir edilmesi gerektiğini hatırlatmaktır. Onlar sadece hizmet sunmuyor; aynı zamanda Alanya’nın çok kültürlü yapısına katkı sağlıyor, sessizce ama etkili bir şekilde bu şehrin turizm kalitesini yukarı taşıyorlar.
Ancak burada altını özellikle çizmek gerekir ki:
‘’Amacımız yabancı işçiyi övmek ya da teşvik etmek değil; işini doğru yapanı takdir etmek, Alanya ve turizmimize maddi manevi katkı sağlayan işletmelerin nitelikli kalifiye eleman sıkıntısı çözmek için gerekirse çözüm yolunda yabancı işçiye müracaat ederek işlerin devamlılığını sağlamak ve bu alandaki iş gücü ihtiyacını yerli kaynaklarla karşılamaktır. Bu doğrultuda, eğitim akademilerinde ve üniversitelerde spa, terapi ve hamam hizmetlerine yönelik bölümlerin açılması; gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Böylece hem kalifiye personel eksikliği giderilir hem de istihdam daha fazla iç piyasadan sağlanabilir.
ALKÜ yada Alanya Üniversitesi bu iş için biçilmiş kaftan olabilir.
Bir diğer unsurda; tarihimizin ve geleneklerimizin canlı bir parçası olan Türk hamam kültürünü orijinal haliyle koruyarak, yaşayan bir Hamam Müze yapılıp belediye destekli özel bir girişimle Alanya’da yeniden canlandırmak mümkündür. Geleneksel mimariyle inşa edilecek ve eski ritüellerle işletilecek bir hamam, kültürel mirasımızı yaşatarak turizmimize mutlaka değer katacaktır.
Gündeme taşımak ve önermek bizden olsun. İrdeleyip araştırıp uygulamak sizden olsun. diyerek bu günlükte yazımıza son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla….