Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nda 10 Ekim’de gerçekleştirilecek seçim yaklaşırken, Eray Erdem’e yönelik destek açıklamaları da dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Destekler toplumun ve iş dünyasının farklı kesimlerinden gelmeye devam ediyor.
Emlak sektörünün önemli isimlerinden Nihat Tufan’ın sosyal medya hesabından yaptığı ve Alanya’yı düşünen herkesin Eray Erdem’in mavi listesine destek vermesi gerektiği yönündeki çağrının ardından,
Siyaset ve iş dünyasının önemli isimlerinden Bayram Ali Geçgel, Erdem’e yönelik desteğini, “Çok kıymetli ALTSO Başkanım Eray Erdem, dört yıldır sizinle aynı yolda yürümekten ve omuz omuza çalışmaktan gurur duyuyorum. Birlik ve beraberlik içinde daha nice başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum. İnşallah daha nice seçimleri birlikte kazanacak, aynı inanç ve heyecanla yolumuza devam edeceğiz” sözleriyle ortaya koydu.
Alanya’nın tanınmış müteahhitlerinden Mevlüt Görücü ise seçimin bir başka boyutuna işaret ediyor. Görücü, “Birlikte daha güçlü. İlk dönem hazırlık, ikinci dönem sonuç dönemidir. Eray Erdem yönetimi bu dönemde ALTSO’yu güçlü bir mali yapıya taşıdı ve önemli bir ivme kazandırdı. Şimdi ustalık dönemi. Ticaret istikrarı sever. Alanya’nın yeniden başa dönmeye değil, istikrarlı yoluna devam etmeye ihtiyacı var” diyerek Erdem’le devam mesajı verdi.
Aslında bütün bu açıklamalara biraz daha geniş bir pencereden bakmak gerekiyor.
Çünkü Eray Erdem’in 2022’de göreve gelirken ortaya koyduğu temel vizyon, yalnızca bir ticaret odasını yönetmekten ibaret değildi. Erdem’in “en büyük projem” olarak tanımladığı “ortak akıl” anlayışı, Alanya’daki farklı kesimleri aynı masa etrafında buluşturma iddiası taşıyordu.
Bugün seçim sürecinde ortaya çıkan tablo da bu anlayışın sahadaki karşılığı olarak okunabilir.
Destek açıklamalarına bakıldığında tek bir sektörün, tek bir siyasi görüşün ya da tek bir çevrenin öne çıkmadığı görülüyor. İş dünyasından turizme, inşaattan emlağa, tarımdan siyasete kadar farklı kesimlerden isimler Eray Erdem’in yanında duruyor.
*Alanya’da hayırsever kimliği, ticaretteki başarısı, Alanyaspor’da ve ALTSO’da emaneti gözü gibi koruyan hakkaniyetinden ticari rakiplerinin dahi şüphe duymadığı Ahmet Paşaoğlu, Erdem’in Alanya’nın sorunlarını Ankara’ya taşıyarak çözüm aradığını söylüyor.
*Bir dönemin Alanya siyasetindeki etkin isimlerden iş insanı Necati Yıldırım, “Çatışan değil, Alanya için herkesle iş birliği yapan başkan oldu” diyerek Erdem’in kurumlar arası ilişkilerine dikkat çekiyor.
*Betül Saruhan, Erdem’in tecrübesine güvendiğini ifade ederken, Yusuf Çekiç ise ticaret odasının siyasetten uzak tutulduğunu ve farklı kurumların bir araya getirildiğini vurguluyor.
*Şerif Çelik, Erdem’in dünya kenti Alanya’ya yakışan bir vizyona sahip olduğunu düşünüyor. Paşa Yiğitbay ise onu siyaset üstü ve herkese eşit mesafede duran bir başkan olarak tanımlıyor.
* iç mimar, mimar, işletmeci ve TMMOB İç Mimarlar Odası Alanya Temsilcisi Ufuk Küçülmez’in değerlendirmesi Alanya’nın tanıtım boyutuna dikkat çekiyor. Nuri Bora ise özellikle inşaat ve emlak sektörünün sorunlarının çözümünde Erdem’in ortaya koyduğu yaklaşımı öne çıkarıyor.
Engelli bireylere gönüllü desteği ile kalplere giren Gülnur Erbudak Ağca’nın sözleri ise belki de bütün bu mesajların ortak paydasını en iyi anlatan ifadelerden biri. “Güçlü bir Alanya, herkesi gören, herkesi kucaklayan bir anlayışla mümkün.” Tam da burada “ortak akıl” kavramı yeniden karşımıza çıkıyor.

*Oto expertiz firması sahibi Ahmet Sünbül, ALTSO başkanlığının tecrübe, vizyon ve liyakat gerektirdiğini söylüyor. Ahmet Güzel, Erdem’i “birleştirici güç” olarak nitelendiriyor.
*Alanya’da turizm başta olmak üzere birçok kalanda yatırımları bulunan Hacıkadiroğlu ailesi temsilcilerinden Kadir Hacıkadiroğlu ise turizm sektöründen gelen tecrübesini ve kişisel becerilerini gerekçe göstererek destek veriyor.
*Diyetisyen Yavuz Çetin’in “Alanya’nın tüm renklerini aynı masada buluşturan başkan oldu” sözleri de dikkat çekici. Hüseyin Görgülü, Erdem’in Alanya’nın Ankara’daki gücünü artırdığını ve temsilde fark yarattığını ifade ediyor.
*Anıl Gülen, farklılıklar yerine ortak hedefleri büyüten bir anlayıştan söz ederken, Ünlü müteahhitlerden Selman Cebeci de Erdem’i “ayrıştıran değil, birleştiren başkan” olarak tanımlıyor.
*Emlak sektörünün önemli isimlerinden Mehmet Ekinci yabancı yatırımcıların önünün açılması ve yaşanan sorunların takip edilmesini öne çıkarıyor. Kentte Beyaz eşya denince ilk akla gelen bir başka markadan birinin sahibi olan Raşit Sadullahoğlu ise “Popülizm değil, icraat yaptı” diyerek Erdem’in çalışma tarzına vurgu yapıyor.
*Gültekin Özgen’in değerlendirmesi ise Erdem’in hem Alanya’da hem de uluslararası arenada farklı kesimlerle iletişim kurabilmesine dikkat çekiyor.
*Alanya ve Ankara’da turizm sektörünün önemli isimlerinden olan Mustafa Kemal Kahya’nın sözleri ise başkanlık makamının asli görevine işaret ediyor. Kahya, Erdem’in iletişim becerisinin yüksek olduğunu, üyelerden gelen sorunların Ankara’da çözümü için gerekli girişimlerde bulunduğunu belirterek yeni dönemde de Erdem’i başkan olarak görmek istediğini ifade ediyor.
*Fatma Özkan, tarım alanındaki çalışmaları ve Alanya’nın coğrafi işaretli ürünlerinin dünyaya açılmasını öne çıkarırken, Ali Orkan ise başkanlık makamında liyakat, vizyon ve kurumlarla barışık olmanın yanı sıra Ankara ve Avrupa ile güçlü iletişim kurabilmenin önemine dikkat çekiyor.
Eray Erdem’in savunduğu “ortak akıl” yaklaşımının en önemli sınavı da burada başlıyor.
Çünkü bir başkanın başarısı yalnızca kendisine oy verenlerle kurduğu ilişkiden değil, kendisine oy vermeyenleri de aynı masada tutabilmesinden geçiyor.
Bugün Erdem’e verilen desteklerin çeşitliliği, en azından seçim atmosferinde böyle bir tablonun oluştuğunu gösteriyor.
Siyaset üstü bir anlayış…
Sektörler arasında ayrım yapmayan, Ankara ile Alanya arasında güçlü bir köprü, farklı kesimleri aynı hedef etrafında buluşması, bütün bunların adı Eray Erdem de “ortak akıl” olarak karşılık buluyor.
Seçimin sonucunu elbette 10 Ekim’de ALTSO üyeleri belirleyecek.
Ancak sandık kurulmadan önce ortaya çıkan tablo şimdiden bir gerçeği gösteriyor:
Alanya’da Eray Erdem’in etrafında yalnızca bir seçim kampanyası değil, farklı renklerin bir araya geldiği geniş bir destek fotoğrafı oluşuyor.
Belki de bu nedenle yazının başlığındaki “Alanya’yı kucaklayan tablo” ifadesi, seçim sürecinin en dikkat çekici fotoğrafını tarif ediyor.
Çünkü ticaretin olduğu yerde farklı fikirler olabilir, farklı sektörler, farklı beklentiler, farklı öncelikler de olabilir.
Ama şehir kazanacaksa, bütün bu farklılıkların ortak bir zeminde buluşması gerekiyor. Ve Alanya’nın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey de belki tam olarak bu yani “Ortak akıl, ortak vizyon”.