Siyasetin doğası bellidir. İktidar temsilcileri hükümetin/yerel yönetimlerin projelerini tanıtır, yatırımları anlatır. Muhalefet ise eksikleri ortaya olması gerekenleri dile getirir. Bu durum yerelde genelde hatta diğer ülkelerde de genelde böyledir. Fakat Alanya/Antalya ölçeğinde sahaya baktığımızda ise bu teorinin pratikten çok uzaklaşmaya başladığını da net olarak görüyoruz.

Alanya ve çevre ilçelerde son dönemde dikkat çeken siyasi tabloda normal şartlarda siyasi parti teşkilat-örgüt kademesi bulundukları kentin sorunlarını öngörür, tespit eder bu durumu kamuoyuna taşır ve çözüm için baskı oluşturur. Milletvekilleri de bu sorunları Ankara’ya aktarıp ulusal düzeyde mecliste gündem haline getirir. Biri yerel biri genelde el birliği ile mücadele örneği sergiler.

Fakat bugün hem Alanya hem de diğer ilçelerde Aykut Kaya özelinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Yerelde de Ankara’da da aynı isim mücadele vermekte, üstelik bu mücadelenin yerel ayağını ilçe örgütleri üstlenmiş olması gerektiği halde.

Sorun tespit edince bunu yerinde inceleyen de kamuoyuna duyurup yerel gündem oluşturanda aynı, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyıp kürsüde dile getiren ilgili bakanlara soru önergesi veren aynı kişi. Meclis ayağında olması gereken bu ama işin yerel ayağına baktığımız zaman parti örgütünün eksiğini kapatıyor adeta.

Bu tablo yalnızca Alanya ile sınırlı değil. Gazipaşa’dan Kaş’a, Serik’ten Gündoğmuş’a velhasıl tüm ilçelerde durum neredeyse aynı. Eksiği yerinde tespit ediliyor, fotoğrafını videosunu çekiyor açıklamayı yapıyor birde olayı Ankara’da TBMM’de gündeme taşıyor. Milletvekili elbette halkın sorunu ile ilgilenecek talepleri alıp ilgililerine iletecek. Ama, aması var konunun. Yerel sorunları ilk tespit edip gündeme taşıması gereken parti örgütlerinin olması gerekmez mi? Hadi sorunu tespit edip kamuoyu oluşturmak için gündeme taşınmadı e milletvekili taşıdıktan sonra işi üstelemek gerekmez mi?

Bu yük neden sadece bir milletvekilinin omuzlarında?

Siyasi partilerde örgüt-teşkilat denen yapı; il ve ilçe başkanlıkları yönetim kurulları, mahalle temsilcileri diye uzayıp gidiyor. Sadece düğün, taziye ziyaretleri, açılışlar kapanışlarda elbette takip edilmeli ama asıl takip edilmesi gereken eksikleri görüp gündeme taşımak kamuoyunu bilgilendirmek.

Eğer bir milletvekili hem yerelde sorun tespit ediyor hem basın açıklaması yapıyor hem de Ankara’da konunun takipçisi oluyorsa, burada bir eksiklik olduğu açıktır. Örgütün yol başı olarak ilçe başkanı ekipteki eksikleri görüp müdahale etmesi gerekiyor. Burada iş sayın Bülent Kandemir’e düşüyor, kendisi bir yandan partinin işleri bir yandan belediye ile koordineyi bir yandan protokolde temsilleri yapmaya çalışırken eksikleri yönetimdekiler tamamlamalı, sorunları görüp müzakere için masaya koymalı. Kente hizmette aksayan yerleri kamusal yatırımları takip etmek görevi öncelikle ilçe yönetiminin olmalı. Aykut Kaya, çalışkan bir milletvekili profilini ortaya koyarken diğer taraftan her konuyu milletvekili takip ederse işte o zaman parti örgütleri görünürlüğünü kaybeder, siyasal imha eder yönetimler kendini. İşini eksik yapan yöneticiler affını istemeli belki yedekler daha iyi iş yapar.

Ön açan mı, yoksa yük taşıyan mı? olmak evladır. İlçe siyaseti ön açıp, milletvekili çözüm için yol aldırmalı. Herkes sorumluk alanına sahip çıkarsa memleket için daha evla olur.