Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta duyguları konuşalım istiyorum.
Şuanda belki birçok kişi duygu denilince konuşacağız diye düşünebilir. Oysa ki insanın ta kendisi duygu, duygularımız. Duygu bir olay, kimse ya da nesnenin insanın iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı yankı, etki, tepki, izlenim. Yani görüldüğü üzere insanı anlatan her şey. İnsan duyguları olmadan hayatta var olan hiçbir duruma tepki veya cevap veremez. Bazı insanlara söylenen onda duygu yok tam bir mantık abidesi; ama istediğiniz kadar her şeyi mantık süzgecinden geçirerek karar verin yine de günün sonunda göreceksiniz ki bir duygu o sonuca eşlik ediyor olacak. İnsan aslında fiziksel reaksiyonlarını da duygular üzerinden verir. Bu durumu şöyle açıklayayım, çok kızgınsınız o duyguya eşlik eden tepki nedir? Bağırma, suratınıza yansıyan o kızgın ifade, ellerin kolların kızarması ya da bağırır şekilde hareket etmesi vb. Görüldüğü üzere ortaya çıkan ve konulan her tepki bir duygudan çıkış yapar.
Peki bu duygular neden bu denli önemli çünkü duygunun içine girmeyen hiçbir şey ifade edemeyiz. Ne mutluluğu, ne öfkeyi, ne de hayal kırıklığı yaşadığımızı. İnsanın insana geçebilmesi, kendini anlatabilmesi için duygudan yolunun mutlaka geçmesi gerekecektir. Etrafımıza baktığımızda duygu yoksunu insan çok hatta duygusuz diye nitelendirdiğimiz insan çok bu insanlara bu şekilde söylenmesinin sebebi de aslında olması gereken duyguyu olması gereken şekilde yansıtamadığı içindir. Ama duygusuz insan yoktur lütfen bunu unutmayın.
Duygunun eşlik ettiği her durumun aslında bir çözüm yolu da vardır; negatif veya pozitif. Ama sonuçta mutlaka bir duygu yer alıyor olacaktır. Burada en çok dikkat çekmek istediğim konu duyguların normal mi olduğu ve dengesinin ne olması gerektiği. Duygular son derece normaldir sadece şiddetine çok dikkat etmek gerekmektedir. Denge de olan her şey bizim için idealdir. Duygularınızın sizi en iyi hissettireceğiniz şekilde size yansıması dileğiyle…