İnsanın tabiatı gereği mal güvenliği de tıpkı can güvenliği gibi ehemmiyet taşımakta. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın ‘Mala ve kişilere karşı işlenen suçlar’ konusundaki hassasiyeti de toplumun bu açıdan beklentisini karşılamakta.
MOBESE, EDS, PTS, Kent Güvenlik Sistemi olayları önleme, işyeri kameraları dahil tüm güvenlik kameraları olayların çözülmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle, keşke kameralar sadece ana cadde ve büyük kavşaklarda değil, şehrin dip bucak her yerinde olsa.
Toplu ulaşımda bulunan, şimdi ise taksiler için gündemde olan araç için kameralar aslında tüm ulaşım araçlarının fabrika çıkışında bulunmalı. Halihazırda trafikte bulunan araçlarda da muayene sürecine kadar monte edilecek şekilde hazır edilmeli. Bu durum trafik kazalarının önlenmesi ve tespiti, araçtan hırsızlık, araç içi ve dışında hem cana hem de mal varlığına karşı suçların tespiti noktasında ehemmiyet taşıyor.
Araçlarda güvenli seyahat için türüne göre bir veya iki yıllık muayene zorunlu. Muayeneyi geçemeyen trafikten men edilir.
Araç sağlığına gösterilen hassasiyet ise maalesef insan sağlığı için sınıfta kalıyor. Şayet olsaydı vatandaş için her yıl, en fazla 2 yılda bir tam teşekküllü check-up yaptırmayı SGK zorunlu kılardı. Ulaştırma Bakanlığının araçlar için taşıdığı hassasiyeti Çalışma Bakanlığının da insanlar için göstermesi bu minvalde önem taşımakta. Önleyici sağlık hizmetinin desteklenmesi, kişi güvenliği kadar milli serveti doğru kullanılması, sağlık sisteminin tıkanmamasını da sağlayacaktır.
Mal güvenliği kadar can güvenliği içinde gerekli tedbirlerin alındığı günlerin daha kapsamlısının insan sağlığı içinde alındığı günleri görmek dileğiyle.