Osman Tarık Özçelik’in Alanya Belediyesi Başkanı olmasının ardından geçen 20 ayda en çok borç-alacak mevzusu konuşuldu. “Eski defterleri açmaya ne gerek var” diyenler ile “Defterler açılsın” görüşündekiler arasında süren bu gizli çekişme, son belediye meclisinde anlatılan tablo ile işin o kadar da basite alınmaması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Ticarette bir söz vardır ‘Alırken kazanmak” tabi kamuda bunu ‘Alırken kamuya kazandıracaksın’ diye düzeltmek lazım. Günümüz koşullarında kimse bugün, dün ödediğinden daha ucuza mal alamaz. Market reyonlarında her gün değişen etiketlere bakarak söylüyorum bunu. Personel kıyafeti nasıl oluyor da 3 sene önceye göre daha ucuza mal edilebiliyor? Sayı aynı, ürün aynı, üstüne bir de uzaya astronottan önce çıkan enflasyon belası varken...
Başkan Özçelik’in mecliste sarf ettiği bir cümle var kelimeler arasından kaybolup gitmiş olsa da aslında çok anlamlı ve olup biteni tüm çıplaklığı ile anlatıyor.
Neydi o cümle ‘Geçen ay dahil hiçbir ihalemizi 31 Mart (2024) üzerinde vermedik. Akaryakıt hariç.’


Aynı sayıdaki işçi için son 3 yılın kıyafet ihalesi mukayese edildi. 2023’de kıyafet ve adetler eşleştirildiği zaman 8 milyon 400 bin lira ödenmiş. Özçelik göreve geldikten sonra 2024’de yüzde 60 enflasyona rağmen 8 milyon 476 bin liraya ihale edilmiş. Enflasyon farkına rağmen geçen seneye göre daha iyi fiyata aldık diye sevinen Özçelik yönetimi, acemilik safhasını atlatılınca 2025’de aynı sayı ve kalitedeki ürünü bu kez 7milyon 490 bin liraya almış. Halbuki her sene artması gereken fiyat, her sene düşmüş... Yani musluklar iyi tıkanmış...
Başkan Özçelik’in bu hususlar için ‘Delikleri tıkadık, kovada delik kalmadı’ sözlerini kullanmasının elbette arkası boş değildir. Cumhuriyet Savcıları gerekli incelemeyi yapar.
Gelinen noktada Başkan Özçelik, “Alanya Belediyesi artık satıcılar için muteber bir alıcı haline geldi’ sözleri kamuoyunda sağlanan ödeme güvencesinin belediyeye kazanımlarına da işaret ediyor. Yani vade farksız ödeme, alırken kazanma mantığı.
Belli ki artık Alanya Belediyesi ile çalışan taşeron ‘Gerekirse iş makinasını rehin alırım’, ihaleye giren firmalar ‘vade farkını komisyonu koyar geçerim’ diye düşünmek zorunda kalmıyor.
Ha birde akaryakıt alım sözleşmesinde bulunan ‘Paramız olunca ödeyeceğiz’ maddesi şartnamelerden kaldırılmış. Serik Ovası’ndaki pamuk hasadında kazanılacak paraya ümit bağlayıp güz veresiye şeker çuvalı alındığı dönemler meğerse Alanya Belediyesi’nde devam ediyormuş.
Velhasıl artık, iş dünyası nazarında belediyenin kredisi yeniden yükselmiş.
Alırken kazanmak bu olsa gerek