Her deprem ve doğal afette olduğu gibi, İzmir depreminde de görüldü ki, İnsanların can ve mal kayıplarına deprem değil, kuralına uygun yapılmayan yapılar ve binalar sebep oldu. Yada kuralına uygun yapıldığı halde sonradan yapılarda yapılan oynamalar, açılan duvarlar, kesilen kesonlar, betonarmede ve taşıyıcı demirlerde oluşan korozyonlar, yanlış ve yetersiz malzeme kullanımı, miadını doldurduğu halde yenilenmeyen yada günün şartlarına uygun olarak kuvvetlendirilmeyen binalar nedeniyle oluşan yıkımların yaşanması sonucunda da insanlar hayatlarını kaybettiler.
işte bu yüzdendir ki Umutlar sönmeden hayatlar son bulmadan gerekli tedbirleri almak lazımdır..
Bizlerin Alanya olarak deprem riski olmayan bir bölgede olmamız depreme yada herhangi başka bir yıkıcı afete maruz kalmayacağımız anlamına gelmez…
Biz depreme ve doğal afetlere yeterince hazır mıyız ?
İşte bu yüzdendir ki aklıma takılan, beynimi kurcalayan, deli deli, kara kara düşündüren, cevaplanması gereken sorular geldi.
Mesela;
Oba Göl çevreyolu altı, Tosmur çevreyolu altı, Mahmutlar Atatürk caddesi altı, Cumhuriyet mahallesi çevreyolu altı zamanın bataklık veya sıvılaşmış zemin yapısına sahip bölgeleri olan yerlerdi. Hatta açık açık söyleyelim; buralarda bir çok yer doğal sazlık ve kuş avladığımız göletçiklerin oldukları yerlerdi. Sonradan doldurularak imar ve ihya edilerek yapılaştı. Buradaki 2000’li yıllardan önce yapılan eski yapılar acaba en ufak bir sarsıntıyı taşıyabilecek mukavemete sahip mi? Zeminde sıvılaşma ne durum da?
Kuralına uygun olarak yapılmış beton yapıların ortalama ömrü 50-60 yıl ise; neredeyse bölgemizde 50-60 yılın üzerinde olan deniz kumu ve çakılıyla inşa edilmiş mukavemetini yitirmiş, neredeyse demirleri küflenerek yok olmuş birçok bina var. Alanya komple bölge olarak binaların yapıların genel olarak sağlamlık taraması yapıldı mı performans ölçümleri yapıldı mı? Yapılmadıysa yapılacak mı?
Bölgemizde birisi yüksek birisi alçak ahenksiz ve düzensiz sıralanmış gelişi güzel bölge ve zemin yapısı ayırt etmeden yapılmış olan binalar var. Acaba bu düzensiz yapılaşma ve yüksek bina tercihinden vaz geçilecek mi ? Yada imar planı uygulamaları tekrardan gözden geçilerek bina kat ve yükseklikleri bölge bölge mi ayarlanacak? Yoksa arsaların büyüklüğüne göre emsal baz mı alınacak ?
Alanya herhangi bir deprem yada afete hazır mı? Gerekli donanım, teçhizat, bilgi birikim var mı ? Bununla ilgili bir çalışma yapılıyor mu?
Bölgemizdeki arama kurtarma ekipleri yeterli mi? Bu konuda eğitimler veriliyor mu? Gönüllü olarak ekipte yer alacaklara eğitim verilip tatbikatlar yapılıyor mu?
En önemlisi yeterince toplanma alanları var mı? Var olanlar ne durumda kullanıma elverişli mi?
Bir diğer konuda 2018 yılında çıkarılan imar affıyla birçok kayıt dışı kaçak ve ruhsatsız bina ve yapı rant uğruna kayıt altına alınarak legalleştirildi. Normalde bu imar affı gelmeseydi birçok yapının yıkılması gerekecek veya kanun ve nizamlara uygun hale getirilecekti. Ama tüm eksikleriyle beraber bu yapılar resmileşti. Acaba imar barışına giren bina ve yapılar tekrardan gözden geçirilecek mi?
Aklımıza gelen soruların amacı; birçok şeyin başımıza gelince yaşanarak öğrenildiği ülkemizde, deprem gibi doğal afetlerin zamansız ve yıkıcı etkisi başımıza gelmeden öğrenilip buna karşı tedbirlerin alınarak can ve mal kayıpları yaşanmadan öğrenilmesi içindir .
Sağlıcakla, güzel günler yaşamanız dileğiyle…