Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta çağımızın gerçeği olan dijitalleşen dünyada ebeveyn olmayı konuşmak istiyorum.
Teknolojinin yaşamımıza yavaş yavaş gelişerek girmesi birçok alanda değişimleri de beraberinde getirdi. Tüm insanlık isteyerek veya istemeyerek bu sürece dahil olmak zorunda kaldı.Tam bu nokta da teknolojinin insan yaşamına katkısına da değinmeden geçemeyiz.Teknolojinin ilk hayatımıza girdiği andan bugüne kadar sağladı yararlar ve tabii ki beraberinde zararları oldu. Birçok alanda insan yaşamını kolaylaştırsa da daha derine inildiğinde insanı ve insan gücünün önemini azaltan bir durum haline gelmeye başladı. Makineleşme ve teknolojinin bu kadar insan yaşamında aktif olması insan gücüne dayanan birçok alanı da kısıtladı. Teknolojinin insan yaşamına ekonomik etkisi yüksek oldu ama benim bugün konuşmak istediğim psikolojik ve duygusal etkileri üzerine.
Dijital dünyanın giderek hayatımızın merkezine yerleşmesi ile çağı yakalamak adına hepimiz uymaya çalışıyoruz. Artık her türlü iş dijital ortam üzerinden yürütülmekte. Okullar ödevleri, işyerleri yazışmaları, insanlar iletişimi dijital ortamlar üzerinden halletmeye başladı. Elbette bu süreçten en büyük etkiyi yine insanlık ve aile içindeki süreçlerimiz aldı. Dijital dünyada aile olmak ebeveyn olmak diye bir konu başlığı açtıracak kadar içimize kadar girdi teknoloji. Genel sürece bakıldığında en olumsuz etkileri de çocuklar ve gençler almaya başladı. Hayliyle bu dönemde ebeveyn olmakta bir o kadar zorlaştı. Çocukların bilgiye çok çabuk erişebilmesi, gelişim dönemlerinden ileride bilgiler edinmesi, kötü alışkanlıklar ve ekran süresini uzun kullanmaları gibi bir sürü negatif sürece maruz kalındı. Bu maruziyet aile içindeki iletişim ve ilişki dinamiğini de derinden sarsmaya başladı. Ebeveynlerimizin tam da bu noktada çok dikkat etmesi gereken noktalar var. Dijital dünyaya uyum sağlamak elbette zor ama imkansız değil. Öncelikle çocuğunuzun ekran kullanımı konusunda bir sınırın olması gerekmektedir. Dönemin gerçeği olan ekrandan bir çocuğu tamamen uzaklaştıramasak da mutlaka saat ve içerik kontrolü ile vermeye dikkat edilmelidir. Aksi takdirde ekranın tüm olumsuz etkilerini çocuğunuzun davranışlarında görmeniz çok gecikmeyecektir. Bir diğer önemli detayda ebeveyn olarak çocuklarımıza rol model olabilmektir. Çocukları ekrandan uzak tutmaya çalışırken kendimiz sürekli ekran ile meşgul olursak çocuklarında bu süreci anlaması mümkün olmayacaktır. Vaktinizi daha fazla birebir iletişim ve etkileşim içeren aktivitelere ayırmanız bağlarınızı güçlendirecektir.
Dijitalleşen dünyada bu süreçten bağımsız bir yaşam düşünülemez elbette fakat her şey de var olan denge ve sınırı bu noktada hayatımıza entegre edebilirsek olumlu etkileri ile devam edebiliriz.
Kaygılı değil tedbirli bir ebeveyn olarak hem kendiniz hem de çocuğunuz için değişen ve gelişen bu teknoloji dünyasına uyabilirsiniz.