2018 yılında global olarak işaretlerini veren emlak ve konut krizi Rusya ve Ukrayna arasındaki krizin savaşa dönüşmesiyle beraber Türkiye’yi teğet geçmişti. 
   Normal seyirdeki sektör 2022’de zirve yaparak bugüne kadar olmayan tüm rekorları kırarak şahlanmıştı.  Bu şahlanış, yasalarda yapılan günübirlik değişiklik ve uygulamalarla sona erdi, 
2023 yılı ne kadar yatağan ve düşüş trendin de ilerlese de 2024 yılı yok olarak yaşandı.
      İkamet krizi, vatandaşlık ile ilgili uygulamalarda limit ve uygulama değişimlerine ekonomik kriz ve enflasyonunda eklenmesi krizin daha da derinleşerek gitmesine sebep oldu.  
 Ne kadar yaşanan krize yerel bazda çözüm yollarına dair çalışmalar yapılıp Ankara’ya iletilse de, Ankara tarafından sektörü rahatlatacak çözüm yoluna ulaştıracak kolaylık bulunmaması krizin daha da derinleşerek gitmesine ve umutsuzluğun devam etmesine neden olmaktadır.
    Bu konuda sektör oyuncuları ile sektörün temsilcileri hem yerelde, hem de ulusalda tüm STK, oda, dernek ve siyaset kurumların birlik halinde daha fazla bastırması, lobi faaliyetleri artırarak kanun yapıcıların ve sektörün önünü açacakları daha fazla rahatsız ederek abluka altı almasında fayda olacaktır.
    Ayrıca bu durgunlukta sektöründe kendisine çeki düzen vermesi, hizmet kalitesini standartlaştırıp en üst seviyeye çıkartması, fiyat politikasında rüzgarın yönüne göre değil maliyet ve orantısal kar oranlarına göre belirleme yapmasını, hem ulusal, hem de global bazda devlet katkısı ve sektörün kendi imkanları ile birlikte kuvvetli bir işbirliği içinde tanıtım atağına geçmesi sağlanmalıdır. 
   Ayrıca vergi, harç kredi gibi satış ve maliyete direkt etki eden enstrümanlarında gevşetilerek günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi piyasayı canlandırmak açısından da olumlu bir adım olacaktır.
   Alanya için hayırlısı olsun diyerek bu günlükte yazımıza noktayı koyalım.
    Kalın sağlıcakla…