Sezonun başlamasıyla birlikte sıcakların artması, umutların da yükselmesine vesile oldu.
Esnaf, her yıl olduğu gibi hazırlıklarını tamamladı, masraflarını yaptı ve müşteri beklemeye koyuldu. Ancak her sene yaşadığımız bir krizimiz varken, bu yılda kriz bizi teğet geçmeyip ekonomik olarak tam içine çekti. Bu dönemin de ki krizi ise, ABD–İsrail–İran hattında patlak veren savaş oldu. Savaşın gölgesi tam olarak bölgemize de düştü.

Haziran ayının ilk haftası geride kalmasına rağmen hala turizm akışkanlığı istenilen seviyeye ulaşamadı. Gelecekteki görüntü ise tam belli değil.

Tam da bu ortamda yıllardır alıştığımız marka savaşları yetmezmiş gibi, şimdi de eğlence mekânları, kafeler ve restoranlar için müzik telif hakları üzerinden yeni bir mücadele başladı. Zaten vergi, harç ve artan girdi maliyetleriyle boğuşan esnaf, sezona başlamadan hallaç pamuğuna döndü.

Alanya gibi turizm bölgelerinde imitasyon ürünler ve müzik, eğlencenin olmazsa olmazıdır. Ancak denetim ve kullanım konusunda hem mağduriyet yaratan hem de mağdur olanı tatmin edecek düzenlemeler eksik. Burada ihtiyaç duyulan şey, herkesin kazançlı çıkacağı bir kazan-kazan sistemi.

Yanlış anlaşılmalara yer vermemek adına tekrar vurgulamak gerekir: Kanun ve nizamlara uymak herkesin görevidir. Ancak mevcut sistem, esnafı cezalarla köşeye sıkıştırırken turizmin dinamizmini de törpülüyor.

İmitasyon ve Müzik Turizmin İki Gerçeği olduğuna göre; Bu işin mutlaka çözüm yolları aranıp bulunmalıdır. Mesela; Ürünlerin üzerine “Bu ürün imitasyondur” ibaresi konulabilir. Böylece tüketici yanıltılmamış olur, marka ise belirli bir payını alır. Eğlence mekânları için reklamsız, dans–yemek–eğlence türlerine göre kategorize edilmiş ortak bir radyo sistemi kurulabilir. Telif maliyetleri düşerken sanatçıya da belirli bir pay aktarılır. Odalar, birlikler, federasyonlar ve esnaf kuruluşları bir araya gelerek hem esnafın hem markaların hem de sanatçıların yararına olacak çözüm yolları üretip yasa yapıcının önüne kanun ve nizamlara uyan taslak olarak yasal bir düzenleme önerisi ortaya koyabilir... Bugün esnaf, turizmin yükünü sırtında taşırken bir yandan da marka ve telif savaşlarının ortasında kalıyor. Bu tablo sürdürülebilir değil. Eğer Alanya turizmde marka değerini korumak istiyorsa, yeni yasal düzenlemeler kaçınılmazdır. Bu günlükte yazımıza ‘’Esnafın sesi duyulmalı, turizmin gerçekleri göz ardı edilmemeli. tarafların ortak akılla buluşmasıyla çözüme kavuşulmalıdır’’ diyerek son noktayı koyalım. Kalın sağlıcakla...