19. Gökbel Güreş Festivali'nin dört günlük süresine ve bazı içeriklere gerek var mıydı?, yok muydu? tartışılır.
Bana biraz geçmiş dönemin kimliğinden kurtulmak, üstüne koymak için sürenin uzun tutularak içerikte ilaveler yapılmış geldi.
Yani yarış gibi.
Ama olsun.
Doğru ve yerinde olursa, hizmette yarış iyidir.
Bunun kararını halk vermiştir ya da verecektir.
Ben işin bu tarafında değilim.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır saygı duymak lazım.
Organizasyonun tertip, düzeni çok güzeldi.
Her ayrıntı düşünülmüş, her şey yerli yerinde ve kimse kimseyi rahatsız etmedi.
Organizasyon komitesini tebrik ediyorum.
Bir tebriği de İlçe Jandarmamız hak ediyor.
Güvenlik en üst seviyede, trafik düzeni kusursuzdu.
Huzurun mimarı oldular.
Gelelim ben niye üzüldüm?.
Meranın yani meydanın son haline üzüldüm.
Renk renk çiçeklerle bezenen, çayır çimeni ile yeşile boyanan alanda keşke bu kadar kalıcı yol ve off-road pisti yapılmasaydı.
Gökbel meydanı baklava dilimi gibi yol, off-road pisti ise şantiyeye dönmüş.
Ben kendimde bireysel off-road yapan birisi olarak arazi araçlarının çayıra basıp bozmasına gönlüm razı gelmez.
Hangi yayla olursa olsun.
Gökbel, Eğrigöl, Söbüçimen, Tokar vs.
Yaylanın merası, yeşili gerekirse koruma altına alınarak muhafaza edilmeli.
Asıl kafama takılan, yapılan yollara dökülen mıcır.
Kışın yağmur ve sel suları ile mıcırların alana yayılma tehlikesi var.
Daha önce de ifade ettiğim gibi yaylalar kalıcı eğlence yeri değil dinlenme yeridir.
Her ne yaparsak yapalım, doğanın korunmasından yanayım.


