Herkese yeni haftadan merhabalar sevgili okuyucular, bu hafta hayal kırıklıkları üzerine konuşalım istiyorum.
Gün içerisinde, hayatın anlam arayışında ne çok duyarız ya da söyleriz değil mi; bu iş için çok umutlanmıştım ama olmadı, bu kişi doğru kişi diye düşünmüştüm yanılmışım…
Hayatı anlamlandırma isteğimiz, anlam yüklediğimiz, hayalini kurduğumuz, çaba sarf ettiğimiz her olayda ve durumda sonucun istediğimiz gibi olmaması içimizde kocaman bir hayal kırıklığı yaratır. İçimizde oluşan bu hayal kırıklığının asla geçmeyeceğini ve bir daha aynı olumlu duygular ile devam edemeyeceğimizi düşünürüz. Çok büyük hayaller kurarak üzerine planlar kurularak düşünülmüş bir sürecin aslında en başından olası iki sonucu vardır. Başladığımız her sürecin sonuçları bize ya olumlu ya da olumsuz olarak dönecektir. İnsan doğası gereği üzerine çok çabaladığı durumlarda olumsuz senaryoyu hiç düşünmek istemez. Sonuç olumsuz olduğu zaman yaşanan hayal kırıklığının tamiri de maalesef bu sebeple çok zor olabilmektedir. Hayatı dengede tutmak dengeli yaşamak aslında bizi birçok duygusal kaostan koruyabilir. Elbette her daim kurulmuş bir robot gibi hareket etmemiz mümkün değil ama genel akışta her duyguya zemin hazırlamak kendi yararımıza olacaktır. Var olan tüm duygular insanlar için önemli olan bu duyguları nasıl yaşadığımız, dışa nasıl vurduğumuz… Evrende tek başına bir mutluluk veya tek başına mutsuzluktan bahsetmek elbette mümkün değil. Bu sebeple yaşamın içinde bizim için gelişebilecek her olaya tüm sonuçları ile odaklanmak ve hazırlıklı olmak hayal kırıklıkları yaşamamızı engelleyecek ve devam etmemizi kolaylaştıracaktır.
Şu da unutulmamalı hayal kırıklığı insana başta çok kötü hissettirse de her duygu gibi insana hayat hakkında çok önemli deneyimler sağlar. Yaşadığınız veya deneyimlediğiniz hayal kırıklıklarının sizi duygusal anlamda sağlamlaştırdığını ve bir sonraki kararınızda daha sağlıklı kararlar almanızı sağlayacaktır.