Alanya’da son dönemde sıkça tartışılan konulardan biri yabancıya satış ve ikamet izinleri. Ancak bu tartışmaların çoğu yanlış anlaşılmalardan besleniyor.
Öncelikle altını çizmek gerekir: Satış yasağı hiçbir zaman olmadı. Yalnızca bazı bölgeler uzun dönem ikamet için kapatıldı. Bu kapatmalar da satış prosedürünü etkilemedi; yabancılar normal süreçlerle mülk alımlarını sürdürebildiler.
İkamet izni için en az 200.000 dolar değerinde taşınmaz şartı hala geçerli. Bu kriteri karşılamayan birçok başvuru zaten reddediliyor. Dolayısıyla satışların önündeki engel, ikametin kapalı olması değil, prosedürlerin tamamlanamaması. Ayrıca unutulmamalı: kapalı bölgeler yalnızca uzun dönem ikamet için geçerliydi. Kısa süreli vizeler ve seyahatler her zaman açıktı, hiçbir zaman kapanmadı.
Yanlış algılanmamalı. Bazı çevrelerde “ikamete kapalıysa satış da kapalıdır” düşüncesi hâkim. Oysa gerçek tam tersi: satışlar devam etti, yalnızca uzun süreli oturum için limit dolduğu bölgelerde ikamet izni verilmedi. Bu durum, mülk edinme hakkını ortadan kaldırmadı.
‘’Bir diğer unsuru da özellikle belirtmek gerekir, İkamete açık olan bölgelerde satış rekoru kırılmadı ki, Oralarda da aksine satışlar dip yaptı.’’
Son güncellemelerle birlikte bazı bölgeler yeniden ikamete açıldı. Ancak bunu abartılı bir şekilde satış patlamasıyla ilişkilendirmek doğru değil. Ayrıca ikamete açıldı diye fiyatları cilalayıp fahiş fiyat artışı yönünde güncelleyenlerin yaptıkları hem etik değil hem de boşuna bir beklenti olacak gibi görünmekte…
Zira satışların artışında tek faktör ikamet değil; hayat pahalılığı, ekonomik koşullar ve siyasi belirsizlikler de belirleyici olmaktadır. İkamet açıldı diye satışların bir anda ivme ve patlama kazanmasını beklemek gerçekçi değildir.
İkamet izinleri dönemsel olarak açılıp kapanabilir. Bu, sürecin doğasında ve yasal mevzuatlarda zaten var.
İkamet güncellemesi ve açılması için emek verip uğraşanların emeğine sağlık.
Amma velakin kapalı bölgelerin tekrar ikamete açılmasını bazılarının sadece kendi başarısı gibi göstermesi yerine, prosedürlerin doğru anlatılması ve anlaşılması, kamuoyunun da doğru bilgilendirilmesi gerekliliği de bilinmesi gereken başka bir ayrıntıdır.
Bu günlükte yazımıza; ‘’Atı alan Üsküdar’ı geçti. ‘’ diyerek son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla…