Yaklaşan yaz dönemi hem satışlarla hem de sektörün hazırlıkları ile kendini hissettirmeye başladı. Erken rezervasyonların yıllar içindeki artış trendi devam ediyor. Bunun yıl sonu rakamlarına ne kadar yukarı doğru bir ivme şeklinde yansıyacağını göreceğiz. Ancak şu ana kadar görünen artan fiyatlar ve tatil masrafları yüzünden erken rezervasyon avantajlarından yararlanan misafir sayısının her sene arttığını görüyoruz.
Her ne kadar kış dönemlerinde istediğimiz sayılara ulaşmaktaki güçlüğümüz devam etse de yaz döneminde ülkemiz ve özellikle bölgemiz Akdeniz çanağında önemli bir oyuncu olmayı sürdürüyor.
Alanya özelinde inşaatı andıran bir kışı geride bırakıyoruz. Hatta bunun esprisi bile yapılıyor. Kış satışlarının istenen düzeyin altında kalmasına açıklama olarak;
“Alanya is under constraction” şeklinde yaklaşımlar oluyor. Umuyoruz Alanya önümüzdeki yıllarda son yılların en büyük sıkıntısı olan sürekli inşaat çalışmalarının olduğu şehir görünümünden kurtulur.
Görünen bu çalışmaların bu senede ana konularımızdan biri olacağı. Burada yerel yönetime düşen en önemli görev yapılan çalışmaların çevresindeki güvenlik önlemlerinin yeterince alınması ve görüntü kirliliğine sebep olan (özellikle konaklama tesisleri etrafındaki inşaat çalışmaların etrafının düzgün bir şekilde kapatılması..
Ayrıca Alanya için hareketlenmenin Nisan başı ile başlayacağının unutulmaması gerekiyor.
2026 ve sonrasında ana gündem maddelerimizden biride artan maliyetler küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinin her şey dahil otellerle olan rekabetlerinde yaşayacağı zorluklar olacak. Özellikle çarşıda yaşanan hareketliliğin baş sağlayıcısı olarak görünen ve genelde sadece oda veya oda-kahvaltı konaklamalı misafirleri kabul eden bu tesislerin varlığını sürdürebilmesi bölge için önemlidir.. Özellikle ürün yelpazesinin genişlemesine yardımcı olması sebebiyle de desteklenmelidir. Aksi taktirde bu rekabet ortamında gerekli hizmet kalitesine ulaşmakta sorun yaşamaları kaçınılmazdır. Bu hem misafir memnuniyetsizliği hem de sürdürülebilir olması açısından sorun teşkil edecektir.
Göstergeler seyahat sektörünün zaman zaman farklı bölgelere yönlenmeler olsa da sürekli artış trendinde olduğunu gösteriyor. Ülkemizde bu büyümeden yeterli olmasa da payını alıyor. Burada asıl yapılması gereken kronikleşmiş hale gelen ve şimdi tekrar saymayacağım sorunların bir an önce çözülmesi.
Her sene bir ya da iki sorunu çözebilsek eminim beş-on sene içinde çok daha olumlu bir tablo ile karşı karşıya kalırız…