CHP'li belediyelere yönelik yapılan yolsuzluk operasyonu ve tutuklamalarla siyasi tansiyon iyice yükseldi.
Gözaltına alınan ve tutuklananlar için, 'yaptı', ya da 'yapmadı' demek yargının işi.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti olduğuna göre hüküm yüce Türk mahkemelerinin.
Olayları yorumlamak siyaset ve hukukçuların işi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve partililerinin operasyonlara tepki koyması çok normal.
Belediye başkanlarına destek verip sahip çıkmaları da.
Fakat, Sayın Özel'in kullandığı dil çok normal gelmiyor.
'Sokak', üzerinden yaptığı tehditvari konuşma dili siyaseten zehirli bir dildir.
Sokaklar çıkmaz, karanlık ve tehlikelidir.
Vatandaşın can ve mal güvenliğinin olmadığı sokak eylemleri üzerinden iktidarı veya yargıyı terbiye etmeye çalışmak doğru bir taktik değil.
Sayın Özel, kendi görüşlerini devlet görüşü sanıyor.
Seçimle ilgi söylemlerinin devlet ve diğer siyasi partiler tarafından kabul edilsin istiyor.
Denetime gidiyor, talimat veriyor, tehdit ediyor.
Hangi siyasetçinin olursa olsun, 'sokak' dilini oldum olası tasvip etmem.
Meşru zeminde yapılan siyaset ve hak arayışı en doğru olanıdır.