Enerji, artık yalnızca sanayinin değil, tarımın da kaderini belirleyen en stratejik unsurdur. Son yıllarda dünyada yaşanan jeopolitik gelişmeler, savaşlar, küresel krizler ve iklim değişikliği, enerji güvenliğinin ülkeler için ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bugün enerjiye sahip olan ülkeler üretmeye devam ederken, enerji maliyetlerini kontrol edemeyen ülkeler ise gıda enflasyonu ve üretim kayıplarıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Tarım denildiğinde akla yalnızca tohum, gübre ve su gelmemelidir. Modern tarımın en temel girdilerinden biri enerjidir. Traktörün kullandığı mazot, derin kuyulardan su çeken dalgıç pompaların elektriği, sulama sistemleri, soğuk hava depoları, paketleme tesisleri ve ürünlerin tüketiciye ulaştırılması için kullanılan nakliye araçlarının tamamı enerjiye bağımlıdır.
Enerji maliyetlerindeki sürekli artış, başta bitkisel üretim olmak üzere tarımın bütün paydaşlarını olumsuz etkilemektedir. Mazot fiyatlarının üreticiyi zorladığı, elektrik maliyetlerinin her geçen gün yükseldiği bir ortamda üretim yapmak giderek daha güç hâle gelmektedir. Bunun doğal sonucu ise üretim maliyetlerinin artması ve bu artışın doğrudan tüketici fiyatlarına yansımasıdır.
Bugün seradan 10 liraya çıkan bir domatesin market rafında 50 liraya satılmasının en önemli nedenlerinden biri, üretimden tüketime kadar geçen süreçte oluşan enerji ve lojistik maliyetleridir. Navlun giderleri, soğuk zincir taşımacılığı ve depolama maliyetleri arttıkça, bunun bedelini hem üretici hem de tüketici ödemektedir.
Bu nedenle tarımda sürdürülebilirliğin yolu, yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim sistemlerine entegre edilmesinden geçmektedir. Başta güneş enerjisi olmak üzere temiz enerji kaynakları artık bir tercih değil, zorunluluktur. Gelişmiş ülkeler uzun yıllardır tarım ile güneş enerjisini aynı sistem içerisinde planlamakta ve enerji maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Özellikle Akdeniz sahil kuşağında yaz aylarında turizm nedeniyle elektrik tüketimi ciddi ölçüde artmaktadır. Artan talep, enerji maliyetlerini yükseltmekte ve bu durum tarımsal üretimi de doğrudan etkilemektedir. Antalya, Alanya ve Gazipaşa gibi yoğun tarımsal üretim yapılan bölgelerde güneş enerjisinin sulama sistemleriyle entegre edilmesi, üreticiye büyük ekonomik avantaj sağlayacaktır. Çatılarda, sulama havuzlarının üzerinde veya uygun tarım alanlarında kurulacak güneş enerjisi sistemleri hem enerji maliyetlerini düşürecek hem de üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirecektir.