Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta sizler ile çocukların ve gençlerin oynadığı oyunlar ve bunlara bağlı oluşan şiddet sürecini konuşacağız.
Teknolojinin günümüzde geldiği nokta itibari ile hayatımızda birçok alana girdiği görülmektedir. Şu anda teknolojiyi kullanmadığımız tek bir alan dahi kalmadı sanırım. Hayatımızın içinde bu kadar var olan teknolojinin elbette insan yaşamında da olumlu veya olumsuz etkileri olabiliyor. Toplum içerisinde her şeyde olduğu gibi teknoloji yani ekran kullanımı ile alakalı bir denge olmadığı için maalesef teknoloji bizi daha çok olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle çocuklar ve gençler arasında teknolojinin olumsuz etkilerini çok fazla görmeye başladık. Şiddet içerikli oyunlar, bahis siteleri i, içeriği düzgün olmayan videolar ve benzeri daha birçok olumsuz etki ile karşı karşıya kalıyor çocuklarımız. Araştırmalara bakıldığında çocukların ve gençlerin izledikleri ve oynadıkları şiddet içerikli videolar ve oyunlar çocuklar üzerinde çok fazla olumsuz etkiler bırakmakta. Bu olumsuz etkilere baktığımızda da en başta çocukların ve gençlerin şiddete olan eğilimi dikkat çekiyor. Çocuklar izledikleri oyunlarda yer alan karakterleri gerçek dünyalarına entegre ederek bir davranış kopyalama yaşayabiliyorlar. Şiddet içeren içerikler çocuklarda yaşadıkları problemleri şiddet ile çözmeye itiyor. Sürekli video oyunlarına maruz kalmaları sebebi ile bu davranışları normalleştirme yoluna gitmektedirler.
Peki bu durumlarda yetişkinler olarak bizlere düşen görevler neler? Öncelikle çocuklarımızın ekran süreleri ve içeriklerini kontrol altında tutmalıyız. Çocuğumuz ile etkili ve iyi bir iletişim kurmak her zaman bu tarz kötü süreçlerde sizin yardımcınız olacaktır. Çocuğumuzun davranışlarında fark ettiğiniz şiddet ve öfke süreçlerini takip edip mutlaka bir profesyonelden yardım alınması gerekmektedir.
Şuan içinde bulunduğumuz zaman diliminde bir çocuğu tamamen ekrandan teknolojiden uzak tutamayız fakat doğru yönlendirme ile çocuklarınızı koruyabilirsiniz. Her zaman inandığım ve söylediğim gibi kaygılı değil tedbirli olmak çözüm sürecinde etkili olacaktır.