Seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasının seyahat hareketlerine etkisi ülkelere göre değişiklik göstersede şu anki görüntü itibarı ile Temmuz başı gibi hareketlenme Avrupa birliği ülkeleri içinden başlayarak ülkemizide içine alacak şekilde genişlemesi (temkinli iyimserliğimizi koruyarak ) öngörülüyor.
Tedbirler..
İlgili Bakanlıkların açıkladığı tedbirler çerçevesinde ulaşımdan konaklamaya , yeme-içmeden alışverişe kadar tüm sektörler ortaya çıkan ve daha önceden tecrübesi olmayan bu yeni duruma karşı hazırlıklı olmaya ve güvenli oldukları hissini vermeye çalışıyor. Günlük hayatımızın bir parçası olan bu tedbirler sosyal mesafenin korunması, maske kullanımı ve temiz bir ortamda servisin verilmesi ana hatları etrafında ayrıntıları ile uygulama ortamı buluyor. Zaman içersinde vakanın seyrine göre güncellenecek bu tedbirler bir süre daha hayatımızda olacak gibi duruyor.
Özellikle tatil amaçlı ülkemize gelen misafirler ve bu misafirin geldiği ülke yönetimleri bunların dikkatle takipçisi olacağı yönünde açıklamalar yapıyor.
Bu tedbirleri uygulamak kendi sağlığımızın yanında sektörün canlanmasına katkı sunmak açısından da önemli..
Alınan tedbirlere rağmen misafirde “iyi bir tatil yaptım” algısını oluşturabilmek ve olumlu geri dönüşleri almak uygulamalardaki hassasiyetimize bağlı olacaktır.
Talep..
Sürekli olarak gündemde yerini koruyan talebin oluşması ile ilgili zorluklara rağmen tatil ihtiyacı olan bir kesimin olacağı ve bu talebin ülkemize yönelmesi için çaba göstermemiz gerekiyor. Ekonomik veya başka sebeplerden de olsa ülkelerin oluşacak bu talebi kendi içlerinde karşılık bulması için bu zor dönemde bir takım çalışmalar yapması olağan karşılanmalıdır. Burada önemli olan bu durum karşısında bizim ne yapacağımızdır.
Öte yandan daha önceki krizlerin tersine kaynak pazarlarımızla ilgili siyasi bir sorunumuz olmaması bu talebin ülkemize yönlenmesinde ciddi bir dirençle karşılaşmayacaktır.
Kaldı ki ülkemiz halen hem konaklama tesislerinin verdiği servis hemde fiyat anlamında avantajlı ve tur operatörleri içinde karlı olma özelliğini korumaktadır. Bütün bunlar göz önüne alındığında oluşacak talebin baskısı seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasında etkili olacaktır.
Tanıtım
Ocak ayından bu yana evlerinde olan ve normal hayata dönmeye çalışan tüm ülkelerde tatil imkanı bulacakların alternatiflerine baktığımızda özellikle Antalya bölgesi ön sıralardaki yerini korumaktadır.
Her ne kadar şu sıralar yapılan “yumuşak tempoda” tanıtımların sınırlı katkısı olsada haziran ortası itibarı ile gerek ülke gerek bölge gerekse konaklama tesisi bazında yapacağımız “agresif” tanıtım çalışmaları ile “Biz hazırız” mesajının verilmesi talebin yönlenmesine katkı sunacaktır.
Seyahat dürtüsünü uyandıracak, kendimizi hatırlatacak, sektör olarak yaptıklarımızı ve kendilerini güvende hissedebilecekleri duygunu verecek çalışmaların ön plana çıktığı ve bütün iletişim kanallarının kullanıldığı bu çalışmalar bundan sonraki ana başlığımız olacaktır. Yapılacak bu çalışmalarda Tur operatörlerini de çalışmanın içine katmak oluşacak faydanın katlanarak geri dönüşünü sağlayacaktır..
Tüm bunların hayata geçirilebilmesinin ana faktörü hep tekrarlandığı gibi virüsün seyri ile doğru orantılıdır. Kabul edilebilir vaka sayıları umutlarımızın gerçekleşmesi ve sektörün hareketlenmesi için ön şart olarak görünmektedir.
Belki bölgelere göre vaka sayılarının artık günlük olarak yayınlanması bu konuda hem olası alınması gereken tedbirler açısından hem de bölgenin tatil yapmak için uygun olduğunu anlatabilmemiz açısından olumlu olacaktır.