Herkese yeni haftadan merhabalar sevgili okuyucular. Bu hafta sizler ile zamanı yönetmek mümkün mü, doğru zaman yönetimi nasıl yapılır, yapılabilir mi sorularını cevaplayalım istiyorum.
Zaman kelimesini tanımlarken bir işe ayrılmış ya da bir iş için alışılmış saatler, bir saat dilimi, bugün, şuan, yarın bir daha gelmeyeceğini bildiğimiz bir vakit. Ne kadar çok şey ifade eder zaman; tek bir şeye hizmet ediyor gibi görünse de…
Sürekli tekrarladığımız nasıl geçmiş zaman anlamadım, zaman su misali akıp geçti, saat kaç olmuş farkında değilim ve daha sıralayabileceğim zamana dair dilimize yerleşmiş bir sürü cümle. Zaman göreceli bir kavram bana göre, yaşam şeklimiz ile yakından ilişkisi olduğunu düşünüyorum zamanın ve zaman yönetiminin. Her insanın sahip olduğu yaşam koşulları, yaşam şekli, hayatı değerlendirmesi farklı ve dolayısı ile zamanı anlamlandırma ve yönetmesi de farklıdır. Yapmak istediklerimizi, yaşamın içinde düzene sokmak istediğimiz her şeyi, tüm farklılıklara rağmen zamanı doğru yöneterek düzenlemek mümkün.
Kişi kendi yaşamında öncelikle zamanı doğru yönetmek istiyorsa merkeze kendisini koyması gerekir. Kişi sürekli başkaları için koştururken kendi zamanından çalar ve kendisine ayırması gereken zamanı kaçırmış olur. Kendimizi merkeze aldıktan sonra bir rutin oluşturma ve o rutine sadık kalmak zamanı doğru yönetmenize yardımcı olacak diğer bir faktör olacaktır. Zaman yönetiminde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da yapacağımız her neyse o işleri programlamak olacaktır. Örneğin; aynı gün içinde birden çok yere katılmanız, birden çok iş yapmanız gerekiyor ise öncelik ve önem sırasına göre bir program oluşturup bu programa sadık kalarak ilerlersek zamanı en etkin şekilde kullanmış ve aksaklıkları minimuma indirmiş oluruz. Zaman yönetimini konuşurken kesin bir kurala tabi olmaktan söz etmiyoruz elbette. Her ne kadar bir rutin oluşturup bir program yapsak da hayatında bize hazırladığı kendi sürprizleri olabilmekte ve bu nedenle planlarımızın sekteye uğraması çok olası bir sonuç olacaktır.
Zamanı yönetmek aslında sanılanın aksine zor değil de, insanlık olarak biraz yavaşladık mı sanki ne dersiniz?