Akdeniz çanağı, turizm hareketleri denince ilk akla gelen bölgelerdendir. Özellikle son on yıllarda havayollarında yaşanan gelişmeler ve tatil için kabul edilebilir uçuş mesafesi olan 3-4 saatlik çember düşünüldüğünde kaynak pazarlarımız açısından Antalya bölgesi her zaman talebin yoğunlaştığı bölge olması açısından etkisini ve önemini korumuştur. Bölgemizde yaşanan turizm alanındaki gelişmeler ve iyileştirmeler her zaman diğer bölgeler için ilham kaynağı olmuş ve zaman zaman sektöre yön veren bir kimliğe bürünmüştür.
Belki önümüzdeki yıllarda tarih kitaplarında yer alacak ve en çok etkilediği sektör olan seyahat hareketlerinin yoğun yaşandığı bölgemiz 2020 yılı için özel bir parantez açacaktır. Sektörün aldığı tedbirler ve yaşanan bu yeni durumun ve tecrübenin sonuçları herşeye rağmen oluşan hareketlenme böylesi durumlarda verdiğimiz hızlı tepki ve çalışmalarlada sonraki yıllarda anılacaktır. Yaşanabilecek böylesi durumlara karşı yol haritamız olacaktır.
“Sektör covid-19 ‘un yarattığı tüm tahribata rağmen direncini göstermiştir. “
Direk ve dolaylı etkilediği sektörler ile ülkelerin cari açıklarına katkısı düşünüldüğünde bundan sonra hükümetlerin bu sektörü ayakta tutmak için girdiği çabalar anlaşılabilir. Yapılan desteklerin yanında bir süre daha sektörün çeşitli mali araçlarla 2021 ve daha sonraki yıllara en az hasarla ulaşmasını sağlamak bu çabaların devamı ile mümkün olacaktır.
Özellikle kış döneminin covid-19 ile mücadelenin devam edeceği bir süreç olduğu ortaya çıkmışken bundan sonra aşınında devreye girmesi ile tekrar hareketlenmesi beklenen seyahat hareketlerine sağlanacak destekde birinci amaç misafirin ülkemize gelişini “teşvik edecek ve cesaretlendirecek” çalışmaların yapılmasının ön plana çıkması önemli hale gelmektedir.
Yaşadığımız sıkıntılı dönemin atlatılmasında ana kaynak pazarımız olan Avrupada toparlanmanın zaman alabileceği öngörüsünün halen geçerliliğini koruduğu bu günlerde bu desteklerin önemi kendini daha fazla hissettirmektedir.
Sürü bağışıklığının çok kabul görmediği bir ortamda tek tıbbi çare olarak görünen aşının seyahat hareketlerine olumlu etkisinin ve bekleyen seyahat talebini tekrar ortaya çıkarmanın ve ülkemize oluşan bu talebi yönlendirme çabalarına kamunun çeşitli finansal araçlarla katılması değerlidir ve gereklidir.
Bu destekler hem sektörde var olan insan gücünün farklı sektörlere kaymasıyla oluşacak kaybı önleyecek hemde Nisan-Mayıs ayına kadar olan zorlu sürecin atlatılmasına katkı sunacaktır.
Alınacak kişisel önlemlerinde sürecin azalmasına yadsınamayacak olumlu katkı vereceği gerçeğinin yanında bugünlerde yapılacak ve belki süresi 2 hafta olacak
“tam kapanmanın” da pandemi sürecini bitirmese de şubat ve sonrasına daha umutlu girmemize sebep olacağı ve sürecin yönetilmesinde kolaylık sağlayacağı gibi kamu otoritesinin diğer alanlarda vereceği desteğin sonuçlarını daha kolay hissetmemizi sağlayacağı açıktır.
Bize düşen sürekli tekrarlanan tavsiye ve önerilere “amasız, fakatsız” uymaktır..