Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta sizler ile aldığımız kararların arkasından yaşadığımız “acaba doğru mu yaptım” düşüncesi ve arkasından yaşadığımız duyguları konuşacağız.
Hayat başından sonuna kararlar aldığımız, kimi zaman üzüldüğümüz, kimi zaman mutlu olduğumuz bir yolculuk. Yolculuk hayliyle uzun olunca içinde yaşadıklarımız da epey hallice oluyor. Yolculukta alınan kararların hayata etkisi de o oranda büyük oluyor elbette. İşte tam da bu noktada aslında en zor olan, kişinin verdiği kararı verirken geçirdiği o aşamalar. Çokça duyarız: “Ben bu kararı verdim ama acaba yanlış mı yaptım?” “İlk defa birisine hayır dedim, acaba yanlış mı yaptım?” Kararın doğru veya yanlış olmasından çok aslında kişinin daha önce yapmadığı, ilk kez yapacağı, hayatında vermesi gereken önemli bir karar olması gibi sebeplerden ötürü hep bir endişe taşır bu kararlar. Çünkü sanki kendimiz gibi davranmıyor gibi hisseder, sürekli suçluluk duyarız. Bu duyguların, düşüncelerin başta çok normal olduğunu unutmadan yola devam etmek gerekmektedir. Hayatımızda bir yerden alıp bir yere koyduğumuz her şeyde bu acabalar, endişeler olacaktır. Sizinle yaşamınız boyunca bağ kurmuş, bütün olmuş bir şeyi bir çırpıda silmek ve devam etmek tabii ki kolay olmayacak. İşin reçetesi sabırda gizli. Biraz önce de dediğim gibi aldığımız kararlar her zaman bizi mutlu etmeyebilir; bazen o mutsuzluğun da size çok büyük kazanımları olacaktır. Önemli olan kararlı olmak ve sabretmek, hayatta birçok şeyde olduğu gibi.
Acabalar, keşkeler bize dair ama bizden almasın. İşte tam da bu noktada devam edip bize ait olanı bulmak için yürümeliyiz. Yürürken düşmek de kalkmak da olacak ki yol anlam kazansın, acabaların yerini iyikiler alsın. Bolca iyikiler biriktirdiğiniz kararlar almanız dileğiyle…