Alanya’da yıllardır dillendirilen bir hayal vardır: “İl olacağız.”
Bu söz, dönem dönem gündeme gelir, siyasetin rüzgârıyla bir süre konuşulur, sonra sessizce unutulur. Muhalefet biz iktidara geçince ilk işimiz Alanya’yı İl yapacağız der. İktidar mensupları ise, ilçemizdeki yöneticiler aracılığıyla hep aynı cümleyi kurar: “Gündemimizde il olmak yok, ama olursa ilk biz olacağız.” Oysa halkın beklediği açıklama şudur: “Evet, biz Alanya’nın il olmasını istiyoruz ve bu konuda kanun teklifini biz vereceğiz.” İşte bu irade, bugüne kadar ortaya konamamıştır.
Oysa böyle bir irade ortaya çıksa, emin olun ki muhalefetiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek odalarıyla ve en önemlisi halkıyla Alanya tek yürek olur. Çünkü bu mesele, siyasi bir tartışma değil; Alanya’nın hakkı olan bir kimlik meselesidir.
Alanya, birçok il ve ilçeden ekonomik olarak daha güçlü, çağdaş yaşam açısından daha ileri, eğitim ve öğretim olanakları bakımından daha donanımlıdır. İl merkezine 140 kilometre mesafede olması, coğrafi ve fiziki yapısıyla il olma potansiyelini fazlasıyla taşımaktadır. Tarihte kışlık başkent olma özelliğiyle Akdeniz’in incisi olan bu şehir, artık söylemlerde değil, gerçekte il olmalıdır.
Bugün Alanya, turizmin lokomotifi, kültürün ve sporun başkenti olma yolunda ilerleyen bir merkezdir. Ancak bu potansiyel, il statüsüyle taçlandırılmadıkça tam anlamıyla değerlendirilemez.
İl olmak, yalnızca bürokratik bir unvan değil; hizmetlerin hızlanması, yatırımların artması ve halkın yaşam kalitesinin yükselmesi demektir.
Alanya’nın il olma hakkı, yıllardır ötelenen bir gerçektir. Artık bu hakkın teslim edilmesi, siyasetin cesaret göstermesi ve halkın iradesinin karşılık bulması gerekir. İnşallah o gün gelir ve bizler Alanya Halkı olarak Vilayet Alanya’da yaşamanın nimetlerinden nasipleniriz. Çünkü Alanya, il olmayı çoktan hak etmiştir.
Bu günlükte yazımıza ’’Söz ağızdan çıkar’’ diyerek son noktayı koyalım.
Kalın Sağlıcakla…