Bir süredir sadece izliyorum. Arada şehri geziyorum. Gerçi havalar ısındı, bizim yerimize uzaklardan
gelen misafirler gezsin ve şehrin tadını çıkarsın. Ama bizim için Alanya’nın pek tadı kalmadı maalesef…
Şehrin belli kısımları kokuyor. Sanki lanetli bir el dokunmuş.
Sezonun başında hiç hoş değil üstelik. Esnaf mutsuz ama bunu biraz da onlar istedi. Nasıl mı, fahiş fiyatlar!
En iyilerden sayılan bir işletmede yemek yiyoruz. Yeşillikten çıkan böcek ve işletme çalışanlarının asık yüzüyle bir kez daha eksi
not alıyor turizm kenti. Gerçekler
biraz acı ama bir şeylerin düzelmesi açısından yutmak yerine konuşmayı tercih ediyorum bu defa.
Fiyatlara gelince, ülke genelinde de şehrimizde de “bu kadarı da fazla” diyerek isyan bayrağı
çekmek istiyor insan. Azdan çok kazanmak yerine, çoktan az ama hayır dualı kazanca ne dersiniz?
Yirmi yıl önce geldiğim Alanya ve bugünkü Alanya o kadar farklı ki… üzülmekten başka ne
yapabilirim bilmiyorum. Yeşil kentten beton kente~bereketli topraklardan çorak yaşama…insanlar tercihlerini mi yaşıyor , yoksa hırsın bedeli mi tüm bunlar? Uzun uzun düşünmeli ve bir sonuca varmalıyız.
Turizm denince akla çılgın danslar gelebilir, eğlence kendi içinde de bir estetik kaygı taşımalı. Ülkenin ve şehrin adına utanç sayılacak her şeye bir sınır getirilmeli. İllaki alkışlanacak.